YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10941
KARAR NO : 2015/16249
KARAR TARİHİ : 29.09.2015
Tebliğname No : 8 – 2014/293859
MAHKEMESİ : Kızıltepe 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 28/05/2014
NUMARASI : 2012/783 (E) ve 2014/338 (K)
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Şikayetçi kurum vekilinin sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
08/04/2010 tarihinde yöntemine uygun biçimde davetiye tebliğ olunmak suretiyle duruşmadan haberdar edilmesine karşın, 5271 sayılı CMK’nın 238. maddesi uyarınca davaya katılma isteminde bulunmayan ve katılan vekili sıfatını almayan şikayetçi kurum
vekilinin hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından temyiz talebinin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2- Sanığın hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, “yapılan değişiklikle amaçlananın bu
kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi” olduğu değerlendirilip, yargılama sırasında, kaçak elektrik miktarının bilirkişi marifetiyle belirlenmemiş olması da dikkate alınarak, suç tarihinde sanığın suça konu yerde kullandığı kaçak elektrik miktarının, dolayısıyla katılan kurumun gerçek zararının yapılacak keşif sonucunda bilirkişi marifetiyle kesin olarak tespiti ile sanığa miktar da belirtilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararını gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” ilişkin
bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün istem gibi BOZULMASINA, 29/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.