YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10215
KARAR NO : 2015/13166
KARAR TARİHİ : 24.06.2015
Tebliğname No : KYB – 2015/127318
Hırsızlık suçundan sanık M.. B..’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 493/1-son, 65/3, 522 ve 59. maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/05/2002 tarihli ve 2002/106 esas, 2002/255 sayılı kararının kesinleşerek infazına geçilmesini müteakip, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri gereğince değerlendirme yapılmasının talep edilmesi üzerine, 14/05/2002 tarihli hükmün iptaline, sanığın lehe bulunan 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143, 39, 145 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay 12 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/06/2005 tarihli ve 2002/106 esas, 2002/255 sayılı ek kararının hükümlü tarafından temyiz edilmesi üzerine, hükmün bozulmasına yönelik Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 14/01/2014 tarihli ve 2012/4737 esas, 2014/180 sayılı kararını müteakip, hükümlü hakkında yeniden yapılan yargılama sonucunda, mala zarar verme suçu yönünden şikayet yokluğu nedeni ile davanın düşürülmesine, nitelikli hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçlan yönünden lehe bulunan 5237 sayılı Kanun’un 116/2-4, 119/1-c, 142/1-b, 143, 168/1-4 ve 62/1. (iki kez) maddeleri gereğince 1 yıl 11 ay 10 gün ve 1 yıl 15 gün hapis cezalan ile cezalandırılmasına, nitelikli hırsızlık suçundan hükmolunan 1 yıl 15 gün hapis cezasının aleyhe temyiz olmadığından 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi gereğince önceki hükümdeki ceza geçilemeyeceğinden 10 ay 12 gün hapis cezası olarak belirlenmesine dair, Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/12/2014 tarihli ve 2014/88 esas, 2014/617 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 30.03.2015 gün ve 2015-7037/22314 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.04.2015 gün ve 2015/127318 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
İnfaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağı dikkate alındığında,
1-5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesinde yer alan, “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir” şeklindeki düzenleme karşısında, hükümlünün eyleminin Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 14/01/2014 tarihli ve 2012/4737 esas, 2014/180 sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere, 765 sayılı Kanun’un 493/1-son, 522, 59; 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 143, 168/1-4, 62, 53, 116/2-4, 119/1-c, 62, 53, 151/1 ve 53. maddeleri kapsamında kaldığı, bahse konu hükümler bir bütün halinde somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların karşılaştırılması neticesinde ise; 765 sayılı Kanun hükümleri gereğince hükümlünün 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesine karşın, 5237 sayılı Kanun hükümlerine göre hükümlünün nitelikli hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından 1 yıl 11 ay 10 gün ve 10 ay 12 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına karar verildiği dikkate alındığında, 765 sayılı Kanun hükümlerinin hükümlünün lehine olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisinde,
2-Kabule göre de,
a-Hükümlü hakkında hırsızlık suçundan 10 ay 12 gün hapis cezasına hükmedilmesine ilişkin, Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/06/2005 tarihli ve 2002/106 esas, 2002/255 sayılı ek kararının Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 14/01/2014 tarihli ve 2012/4737 esas, 2014/180 sayılı karan ile bozulmasına karar verildiği ve hükümlü lehine kazanılmış hak oluşturmayacağı dikkate alındığında, neticeten 1 yıl 15 gün hapis cezasına hükmedilip aleyhe temyiz olmadığından 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi gereğince önceki hükümdeki ceza geçilemeyeceğinden 10 ay 12 gün hapis cezasına hükmedilmesinde,
b-5237 sayılı Kanun’un 73/4. maddesinde yer alan “…hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.” şeklindeki hüküm gereğince, hükümlü hakkında yapılan uyarlama yargılaması sırasında müştekinin şikayetinden vazgeçtiğine ilişkin beyanının herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde suç tarihi itibariyle bu suçun uzlaşma kapsamında sayılan suçlardan olduğu ve müştekinin hükümlü hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğinden bahisle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
30.01.2002 tarihinde yakınana ait işyerine, kapı kilidinin kırılması suretiyle girilerek gerçekleştirilen hırsızlık eyleminin, 5237 sayılı Yasa uyarınca hırsızlık suçunun yanı sıra konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğundan, 5237 sayılı TCK’nun 7. ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri uyarınca yapılan değerlendirmede 765 sayılı TCK.nun lehe olduğunun gözetilmemesi nedeniyle 1 no’lu kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (DENİZLİ) 4.Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 17.12.2014 gün ve 2014/88, 2014/617 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle;
Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.05.2002 gün ve 2002/106-255 sayılı lehe olan ilamının AYNEN İNFAZINA, bozmanın ve dairemizce verilen kararın niteliğine göre (2) ve (3) no’lu kanun yararına bozma istemleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 24.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.