Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/6619 E. , 2021/4519 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/6619
Karar No : 2021/4519
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı (… Kurumu)
VEKİLLERİ : …
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- …
2- …
VEKİLİ : Av. …
MÜDAHİLLER (DAVALI YANINDA) : 1- …
VEKİLİ : Av. …
2- … Sigorta Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kabule ilişkin kısmının davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacıların yakını müteveffa … ‘ın 2008 yılında kalp rahatsızlığı geçirerek Çorum Devlet Hastanesi acil servisine müracaatı sonrasında gerekli müdahalelerin yapılmaması sonucu hayatını kaybetmesi olayında idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık her biri için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; ceza yargılaması aşamasında alınan Adli Tıp Kurumu Raporu’nda Çorum Devlet Hastanesi’nde görevli kardiyoloji uzmanı … ‘in hastayı ilk müracaatında yatırmamasının bir eksiklik olduğunun belirtildiği, ayrıca aynı doktorun ceza davası sonucunda “Görevin Gereklerini Yapmada İhmal” suçunu işlediği hususunun sabit olduğunun tespit edildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde; idarenin hizmet kusuru nedeniyle meydana gelen ölüm olayından dolayı davacıların manevi zararlarını tazmin etmesi gerektiği sonucuna varılarak, davacılar murisinin ölüm süreci, müteveffanın yaşı ve muhtemel ömür süresi de dikkate alındığında davacılara ayrı ayrı takdiren 30.000,00 TL toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın 01/06/2012 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödenmesi, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, usul yönünden; davanın süresinde açılıp açılmadığı hususunun netlik kazanmadığı, esas yönünden, tazminat şartlarının gerçekleşmediği ve dolayısı ile tazmin talebinin haksız ve dayanaksız olduğu ayrıca manevi tazminat mal varlığındaki eksilmenin karşılığı olmadığından, bu tazminat türü için faizin yanlış hasıma yönelik olarak görevsiz Mahkemede açılan dava tarihinden itibaren işletilmesinin de hukuka uygun olmadığı, faizin hüküm tarihinden itibaren işletilmesi gerektiği, bir an için iddialar kabul edilse dahi, olayın meydana gelişi göz önüne alınarak, Türk Borçlar Kanunu’nun 51. maddesinin birinci fıkrası gereği hükmolunan meblâğın indirilmesi suretiyle kararın kabule ilişkin kısmın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na Ekli (I) sayılı cetvelde yer aldığı cihetle 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 2/1-ç ve 6/1 maddeleri uyarınca taraf sıfatını haiz bulunduğundan bakılan davada hasım mevkiine alınan Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu’nun, 25/08/2017 tarih ve 30165 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 203/1-ğ maddesi ile 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’na Ekli (I) sayılı cetvelden çıkartılarak anılan Kanun Hükmünde Kararname’nin 184. maddesi ile Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü adıyla Sağlık Bakanlığı’nın hizmet birimi olarak teşkilatlandırıldığı anlaşıldığından, dosya Sağlık Bakanlığı husumetiyle ele alınıp, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenerek dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Davacıların murisi (anneleri) … ‘ın, 2008 yılında kalp rahatsızlığı geçirmesi akabinde göğüs ağrısı şikayeti ile başvurulan Çorum Devlet Hastanesi acil servisinde görevli kardiyoloji hekimi Dr. … tarafından gerekli müdahalenin yapılmaması sonucunda hayatını kaybettiğinden bahisle davacılar tarafından, olay nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık 100.000,000 TL manevi tazminatın davalı idarece ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
UYAP sistemi üzerinden görüntülenen nüfus kayıt örneğinin incelenmesinden, davacılardan …’ın İdare Mahkemesi kararının verildiği 17/11/2015 tarihinden sonra, 25/06/2018 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik” başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında, “Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik ve niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçıları aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır.” hükmüne; 2. fıkrasında, “Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir.” hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı Kanun’un 26. maddesinin “yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal olunur” hükmünden kastedilen; münhasıran ölenin şahsına sıkı sıkıya bağlı olan, başkalarına devir ve temliki veya miras yoluyla intikali mümkün olmayan haklarla ilgili davalardır. Bunun dışında, Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, ölene ait bulunan bütün haklar, mallar ve borçlar mirasçılara geçeceğinden, dava açılmakla mameleki niteliğe dönüşen haklar da ölenin malvarlığının bir bölümünü oluşturacağından, açılmış bulunan bu tür davaları ölenin mirasçılarının takip etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare Mahkemesi kararının temyize konu davanın kısmen kabulüne ilişkin kısmının davacılardan … yönünden incelenmesi:
İdare ve Vergi Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Mahkeme kararının temyize konu davacılardan … için manevi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulüne ilişkin kısmında 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinde belirtilen bozma nedenlerinden hiçbiri bulunmadığından, bu kısıma yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
Temyize konu kararın davacılardan … ‘a ilişkin kısmının incelenmesi:
Dava dosyasının incelenmesinden; davacılardan … ‘ın … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararından sonra 25/06/2018 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; İdare Mahkemesince, … ‘ın vefat etmiş olması ve uyuşmazlığın yalnız öleni ilgilendiren bir dava niteliğinde bulunmadığı gözetilerek, 2577 sayılı Kanun’un 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca … yönünden davayı takip hakkı kendisine geçen mirasçıların başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
1. Davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne kısmen reddine,
2. Temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davacılardan … ‘a ilişkin kısmının ONANMASINA, … ‘a ilişkin kısmının, 2577 sayılı Kanun’un 26. maddesinin 1. fıkrası hükmünün uygulanmasını teminen BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca işlem yapılmak üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen on beş gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/10/2021 tarihinde bozmaya ilişkin kısım yönünden oyçokluğu, onamaya ilişkin kısım yönünden oybirliğiyle karar verildi.
(X) – KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 26. maddesinde, dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar, gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar, dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verileceği, yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçelerin iptal edileceği, dosyanın işlemden kaldırılmasına dair kararların diğer tarafa tebliğ edileceği kurala bağlanmıştır.
UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacılardan …’ın temyiz aşamasında, 25/06/2018 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından, yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca varsa davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılması gerektiği kuşkusuz ise de, temyiz incelemesine konu dosyanın tekemmülü sağlandıktan, dolayısıyla dosya temyiz incelemesi yapılabilecek hale geldikten sonra davacının vefat ettiği, diğer yandan dosya işlemden kaldırıldıktan sonra varsa davayı takip hakları kendisine geçenin dosyanın işleme konulması talebiyle başvurması halinde yargılama safahatının geriye götürülmeyip kaldığı yerden devamının sağlanması, yargılama süresinin gereksiz uzatılmaması ve usul ekonomisi yönlerinden adil yargılanma hakkına daha uygun düşeceğinden Dairemizce bu aşamada temyiz incelemesi yapılarak gerekli olan kararın verilmesi ve vefat eden davacı … yönünden de 2577 sayılı Kanun’un 26. maddesi hükümlerinin temyiz kararından sonraki safahata yönelik olarak uygulanmak üzere dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği oyuyla temyiz isteminin salt davacılardan … ‘ın ölümü nedeniyle kısmen kabul edilerek temyize konu kararın bu kısmının bozulması yönündeki çoğunluk kararına katılmıyorum.