Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2013/29092 E. 2015/45739 K. 07.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/29092
KARAR NO : 2015/45739
KARAR TARİHİ : 07.12.2015

Tebliğname No : 6 – 2012/158505
MAHKEMESİ : Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 26/04/2012
NUMARASI : 2012/4 (E) ve 2012/142 (K)
SUÇ : Yağma

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Sanık M.. A..’ın adli sicil kaydında görülen Büyükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/1637 Esas ve 2010/437 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları ile ilgili olarak hüküm tarihinden sonra CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca mahkemesine bildirimde bulunulması olanaklı görülmüştür.

Sanıkların, suçlarını silahla, birden fazla kişi ile birlikte konutta işlediklerinin anlaşılması karşısında, TCK’nın 149/1. maddesinin “a” ve “c” bentlerinin yanı sıra “d” bendi ile de uygulama yapılmasının, sanıklardan telefonu satın alan iyiniyetli 3. kişi O.. E..’nin zararının giderilip giderilmediğinin araştırılmasından sonra TCK’nın 168/3. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin düşünülmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Yasanın 108/2. maddesi uyarınca “Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz” hükmü karşısında, sanık Ç.. E..’ın tekerrüre esas alınan ilamındaki cezalardan hangisinin tekerrüre esas alınacağının kararda açıkça gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, infazda tereddüde yol açacak biçimde birden fazla ceza içeren ilamın tekerrüre esas olarak gösterilmesi,

2- T.C. Anayasasının 90. maddesinin son fıkrası ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesi ışığında, 5271 sayılı CMK’nın 150, 234 ve 239. maddeleri ile 5320 sayılı Yasanın 13. maddesine dayanılarak hazırlanan, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin 8. maddesi gereğince, sanıktan, yargılandığı suç nedeniyle baro tarafından görevlendirilen zorunlu savunman ücretinin alınmasına hükmedilemeyeceği, bu ücretin Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla ayrılan ödenekten karşılanacağı gözetilmeden, yazılı şekilde zorunlu savunman ücretinin sanıklardan alınmasına karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar M.. A.. ve Ç.. E.. savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükmün sanık Ç.. E.. hakkındaki TCK’nın 58/6-7. maddesinin uygulanmasına dair fıkrasındaki “2010/225 Esas 2011/108 Karar sayılı” ibaresinden sonra gelmek üzere “hırsızlık suçundan verilmiş 1 yıl 8 ay hapis cezası içeren” cümlesi yazılarak ve sanıklar hakkındaki yargılama giderleri ile ilgili fıkrasından zorunlu savunman ücretlerinin çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.