YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/18979
KARAR NO : 2015/24960
KARAR TARİHİ : 09.09.2015
Tebliğname No : 2015/183203- Kanun Yararına Bozma
Çerkezköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/12/2011 tarihli ve 2010/74 esas 2011/827 sayılı kararıyla 3 ay 10 gün hapis cezasına hükümlü T.. D..’ın 5275 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 105/A-1-2. maddesi uyarınca koşullu salıverilme tarihi olan 22/12/2014 tarihine kadar cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına dair Tekirdağ 2. İnfaz Hakimliği’nin 24/10/2014 tarihli ve 2014/1494 esas, 2014/1633 sayılı kararını müteakip, hükümlü hakkında ikinci defa denetim yükümlülüğüne aykırı davrandığından bahisle, denetimli serbestlik dosyasının kapatılmasına ilişkin Çorlu Denetimli Serbestlik Müdürlüğü İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonu’nun 27/11/2014 tarihli ve 2014/1788 sayılı kararı sonrası denetimli serbestlik tedbirinin kaldırılmasına ve hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna iadesine yönelik talebin kabulü ile hükümlünün ikinci ihlal tarihi olan 22/11/2014 tarihinden şartla tahliye tarihi olan 22/12/2014 tarihine kadar ki sürenin infazı için kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine ilişkin Çorlu İnfaz Hakimliği’nin 04/12/2014 tarihli ve 2014/253 esas, 2014/253 sayılı kararına yönelik itirazın reddine, hükümlünün kapalı ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin 34 gün olduğu anlaşıldığından, “22/11/2014 tarihinden, şartla tahliye tarihi olan 22/12/2014 tarihine kadar ki sürenin infazı için kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine” ibaresinin karardan çıkartılmasına dair Çorlu Ağır Ceza Mahkemesi’nin 09/01/2015 tarihli ve 2015/3 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 14.05.2015 tarih ve 2015/9914 – 31200 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 25.05.2015 tarih ve 2015/183203 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre,
Her ne kadar Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesince hükümlünün denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmaya başladığı tarih ile ikinci ihlalin gerçekleştiği tarih arasındaki gün sayısının hesap edilerek bulunan 60 günlük süreden, hükümlünün denetim planına uyduğu günler düşülerek, bakiye kalan 34 günlük sürenin kapalı ceza infaz kurumunda geçirilmesi gerektiğinden bahisle karar verilmiş ise de;
5275 sayılı İnfaz Kanunu’nun “Hükümlünün; a) Ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra, talebinde belirttiği denetimli serbestlik müdürlüğüne üç gün içinde müracaat etmemesi, b) Hakkında belirlenen yükümlülüklere, denetimli serbestlik müdürlüğünün hazırladığı denetim ve iyileştirme programına, denetimli
serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerileriyle hakkında hazırlanan denetim planına uymamakta ısrar etmesi, c) Ceza infaz kurumuna geri dönmek istemesi, halinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine, koşullu salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine, infaz hakimi tarafından karar verilir.” şeklindeki 105/A-6. maddesi ve Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin “Denetimli serbestlik kararlarının infazında, yükümlülüğün bir yıl içerisinde iki defa ihlal edilmesi yükümlülüğe uymamada ısrar etme sayılır. Yükümlünün uyarılmasının ardından bir yıl içerisinde ikinci ihlalin tespit edilmesi halinde infaza son verilerek kayıt kapatılır.” Şeklindeki 44-3. maddesi birlikte nazara alındığında; hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmaya başlandığı tarih ile denetim planına uymamakta ısrar ettiği kabul edilen ikinci ihlal tarihine kadar ki sürenin, hükümlünün mahkum edildiği hapis cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazı niteliğinde olduğu, birinci ihlal niteliği taşıyan eyleme mevzuatın hukuki bir sonuç bağlamadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Kanun yararına bozma isteminin kapsamına, talebin niteliğine göre,Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu’nun 19.01.2015 gün ve 2015/8 sayılı kararının “Yargıtay Ceza Daireleri İş Bölümüne İlişkin Ortak Hükümler” kısmı ve Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu’nun 2014/Bşk-485 Esas, 2015/105 sayılı kararı, 6545 sayılı Kanunun 31. maddesi ile değişik Yargıtay Yasasının 14. maddesi uyarınca işin incelenmesi Yüksek Yargıtay 19. Ceza Dairesine ait olduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE; dosyanın incelenmek üzere ilgili daireye GÖNDERİLMESİNE; 09.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.