Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2013/17467 E. 2015/33700 K. 14.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/17467
KARAR NO : 2015/33700
KARAR TARİHİ : 14.09.2015

Tebliğname No : 14 – 2012/73223
MAHKEMESİ : Beşikdüzü(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 16/01/2008
NUMARASI : 2007/95 (E) ve 2008/3 (K)
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, cinsel taciz

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Beşikdüzü Sulh Ceza Mahkemesi’nce 16.01.2008 tarihinde sanık hakkında cinsel taciz, hakaret ve tehdit suçlarından adli para cezalarına hükmedildiği ve bu cezaların kesinleştiği, 2009 yılı içinde söz konusu adli para cezalarının sanık tarafından ödenmek suretiyle infaz edildiği, 18.08.2010 tarihinde Beşikdüzü Sulh Hukuk Mahkemesi’nce sanık hakkında akıl hastalığı sebebiyle kısıtlılık kararı verildiği, sanık müdafiinin 31.10.2010 tarihinde Beşikdüzü Sulh Ceza Mahkemesine sunduğu dilekçe ile, sanığın temyize konu suçların işlendiği dönemde de akıl hastalığına düçar olduğunu ve TCK’nın 31/1 veya 32/2. maddeleri değerlendirilmeksizin karar verildiğini belirttiği, Beşikdüzü Sulh Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sürecinde ise sanığın akıl hastası olduğuna ilişkin bir iddia ortaya atılmadığı gibi dosyadaki belge ve tutanaklarda da bu yönde bir bulguya rastlanmadığı, dolayısıyla sanık müdafii tarafından ileri sürülen iddia ve sunulan kanıtın mahkumiyet kararının kesinleşmesinden sonra ortaya çıkan ve sanığın ceza sorumluluğunu etkileyen bir kanıt niteliğinde olduğu, bu itibarla sanık müdafii tarafından sunulan ve temyize konu edilen dilekçenin aslında CMK’nın 311. maddesinde düzenleme altına alınan yargılamanın yenilenmesi kurumuna ilişkin bulunduğu, buna göre CMK’nın 318 vd. maddeleri uyarınca mahal mahkemesince, yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığı hususunun değerlendirilip, kabule değer bulunduğu takdirde delillerin yeniden toplanması ve değerlendirilmesi yoluna gidilebileceği anlaşılmakla, sanık müdafii tarafından sunulan dilekçenin temyiz talebi niteliğinde bulunmadığı ve CMK’nın 264/1-2 maddeleri de dikkate alınarak yukarıda izah edilen hususlar dahilinde gerekli yöntem izlenmek suretiyle hareket edilmesi gerektiği,
Anlaşıldığından, sanık S.. U.. müdafiinin temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA ve dosyanın incelenmeksizin karar mahkemesine GERİ GÖNDERİLMESİNE, 14.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.