Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2013/8239 E. 2015/25660 K. 01.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8239
KARAR NO : 2015/25660
KARAR TARİHİ : 01.04.2015

Tebliğname No : 4 – 2011/42986
MAHKEMESİ : Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 07/06/2010
NUMARASI : 2008/658 (E) ve 2010/898 (K)
SUÇLAR : Tehdit, 6136 sayılı Kanuna aykırılık

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesine göre, aynı adrese daha önceden tebligat yapılmış olması koşuluyla, bu maddeye göre sonradan tebligat yapılabileceği, somut olayda, aynı adrese yapılan ilk tebligat tarihinde sanığın cezaevinde olması nedeniyle geçerli bir tebligat yapılamadığı, bu nedenle, doğrudan anılan Kanun maddesi uyarınca yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin, “eski hale getirme isteği yerinde görüldüğünden, temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü.
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1) Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün delillerle aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık N. T. müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2) 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Dosyada mevcut 25/04/2008 tarihli ekspertiz raporu içeriğinde, suça konu silahın mevcut durumu itibariyle bilinen ateşli silah fişeklerini atmaya elverişli olmadığı ancak mermi çekirdeği niteliğini taşıyan ve ucunda kurşun bulunan ateşli bir silah fişeği niteliği kazanmış çapına uygun özel şekil ve nitelikteki fişekleri atmaya elverişli olduğunun belirtilmesi karşısında; dava konusu silahın marka, model ve üretim yılı tespit edilip Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından marka, model ve üretim yılı itibariyle bu silahların mevcut haliyle üretilmesine izin verilip verilmediği sorulup, bu silahın üretim şeması getirtilip, üretim şemasının temin edilememesi halinde ise suça konu silahın gaz ayırıcı parçasını da gösteren fotoğraflar, ekspertiz raporu eklenerek suça konu tabancanın gaz ayırıcı parçasında üretim sonrası tadilat yapılıp yapılmadığı hususu üretici firmadan sorulup dosya kül halinde Adli Tıp Kurumu’na gönderilerek silahın üretim izni verilen orijinal haline göre bilye geçişine imkan verecek şekilde gaz ayırıcı parçasının tadil edilip edilmediğine dair alınacak bir rapor ile 6136 sayılı Kanun kapsamında kalıp kalmadığı hususu kesin olarak saptanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık N. T. müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 01/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.