YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/16531
KARAR NO : 2015/31030
KARAR TARİHİ : 09.11.2015
Tebliğname No : 15 – 2011/405345
T.C.
YARGITAY
15. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I
Esas No : 2013/16531
Karar No : 2015/31030
Tebliğname No : 15 – 2011/405345
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 20/06/2011
NUMARASI : 2010/379 (E) ve 2011/196 (K)
SANIKlar : E.. Ş.., H.. D.., N. A. G.. A..
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, 6023 sayılı kanuna muhalefet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan vekilinin temyiz talebinin sanıklar hakkında verilen beraat kararına yönelik olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik sanıklar müdafii ve katılan vekilinin itirazlarının İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 21/10/2011 tarih 2011/1069 D.İş sayılı kararıyla reddedildiği anlaşıldığından, sanıklar hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanık E.’ın Optik adlı merkezin sahibi, sanık Ş.’ın bu merkezin A şubesinde 2008 yılı 10. ayına kadar sorumlu müdür olarak çalıştığı, sanık H. A.’ın A şubesinde, sanık N.’in Şubesi, sanık G.’in A’ta bulunan bir başka şubesinin sorumlu müdürü olduğu, göz rahatsızlığı olan hastaların bazılarının Merkezine ve Optik sorumlu müdürlerince sağlanan araçlarla götürülüp muayenelerinin yapıldığı, reçetelerini aldıklarını, aldıkları reçetelerle Optik’in A’ta bulunan şubelerine getirilip almadıkları yada eksik aldıkları halde bazı hastalara gözlük çerçevesi ve gözlük camlarını almış gibi gösterip katılan kuruma fatura etmek suretiyle menfaat temin ettiklerinin ve 6023 sayılı Kanun’a muhalefet ettiklerinin iddia edildiği olayda; 6023 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan sanık N.’in hastalara hastaneye götürüp muayene ettirmesi ve Şirinyer şubesinden gözlük alınması yönünde bir telkinde bulunduğuna dair cezalandırılması için yeterli nitelikte kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından ve nitelikli dolandırıcılık suçundan reçete ve faturalardan anlaşıldığı üzere gözlük alan tanıkların muayene olduktan sonra verilen gözlük ve çerçeveleri teslim aldıklarını beyan etmeleri karşısında, katılan kurumca ödenen miktarların sabit rakamlar olup faturada ne yazarsa yazsın katılan kurum tarafından ancak hastalara reçete edilen gözlük ve camın belli miktarlarının ödemesi nedeniyle herhangi bir zarar bulunmadığından sanıkların beraatlarına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 09/11/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.