YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/30300
KARAR NO : 2015/31945
KARAR TARİHİ : 11.11.2015
Kasten yaralama ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından sanıklar N.. A.., İ.. E.. A.., G.. A.. ve T.. S.. haklarında yapılan yargılama sonucunda, sanık N.. A..’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2 (iki kez), 86/1, 86/3-e (üç kez) ve 29 (üç kez) maddeleri uyarınca iki defa 2.700,00 Türk lirası adli para ve 1 yıl 2 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, sanıklar İ.. E.. A.. ve G.. A..’un 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 29, 116/4 ve 119/1-c maddeleri uyarınca 1.800,00 Türk lirası adli para ve 2 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmalarına, sanık T.. S..’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 29, 31/3, 116/4 ve 119/1-c maddeleri uyarınca 1.200,00 Türk lirası adli para ve 2 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesine göre sanıklar hakkındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına, sanık T.. yönünden 3 yıl, diğer sanıklar yönünden 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/11/2008 tarihli ve 2007/198 esas, 2008/662 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, adı geçen sanıkların deneme süresi içinde kasten bir suç işlemedikleri gerekçesi ile davanın düşürülmesine ilişkin aynı Mahkemenin 10/05/2013 tarihli ve 2007/198 esas, 2008/662 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 01.09.2015 tarih ve 2015/17919 – 57690 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 18.09.2015 tarih ve 2015/308872 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
1) Sanıklar N.. A.., İ.. E.. A.. ve G.. A.. yönünden yapılan incelemede;
14/11/2008 tarihli hükmün açıklanması bırakılması kararının tebliğ işlemleri
tamamlandıktan sonra 06/05/2009 tarihinde kesinleştirme işlemi yapıldığı ve adı geçen sanıklar hakkındaki 5 yıllık denetim süresinin bu tarihten itibaren işlemeye başladığı ve 06/05/2014 tarihinde dolduğu gözetilmeden, henüz 5 yıllık denetim süresi dolmadan 10/05/2013 tarihinde düşme kararı verilmesinde,
2) Sanık T.. S.. yönünden yapılan incelemede;
Adı geçen sanık suç tarihinde 18 yaşından küçük olmakla hakkındaki denetim süresinin 3 yıl olduğu ve bu sürenin kesinleşmeden itibaren 06/05/2012 tarihinde dolduğu, buna göre bu sanık hakkındaki düşme kararının süre itibari ile doğru olduğu, ancak adı geçen sanığın denetim süresi içinde 08/05/2011 tarihinde işlemiş olduğu kasıtlı bir suçtan dolayı Torbalı Sulh Ceza Mahkemesinin 24/04/2012 tarihli ve 2011/1359 esas, 2012/773 sayılı kararı ile kesin nitelikte 1.000,00 Türk lirası adli para cezasına mahkum edilmiş olduğu cihetle sanık hakkında düşme kararı verilemeyeceği, her ne kadar sanığın denetim süresi içinde suç işlediğine dair ihbar mahkemesine ulaşmamış ise de bu durumun sonucu değiştirmeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde düşme kararı verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık T.. S..’e yönelik yapılan incelemede;
Çocuk Koruma Kanunu’nun 5560 sayılı yasa ile değişmeden önceki 23/6. maddesinin sanığın lehine olduğu, buna göre; “Çocuğun denetimli serbestlik süresi içinde işlediği hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç nedeniyle mahkûm olması veya yükümlülüklerine aykırı davranması hâlinde, mahkeme geri bıraktığı hükmü açıklar.”
Dosya incelendiğinde, denetim süresi içerisinde sanığın 08.05.2011 tarihinde suç işlediği ve Torbalı 1. Sulh Ceza 24/04/2012 tarihli ve 2011/1359 esas, 2012/773 sayılı kararı ile kesin nitelikte 1.000,00 Türk lirası adli para cezasına mahkum edilmiş olduğu, sonuç cezanın hapis cezası olmadığı, bu mahkumiyet nedeniyle daha önce verilen hükmün açıklanamayacağı, bu nedenle mahkemenin kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmeyerek kanun yararına bozma talebinin REDDİNE;
2) Sanıklar N.. A.., İ.. E.. A.. ve G.. A..’a yönelik yapılan incelemede;
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2013 tarihli ve 2007/198 esas, 2008/662 sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4.maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA; müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 11.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.