Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2015/12224 E. 2015/12707 K. 10.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12224
KARAR NO : 2015/12707
KARAR TARİHİ : 10.11.2015

MAHKEMESİ : Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 22/05/2014
NUMARASI : 2005/401-2014/471

Davacı İ.. B..vekili Avukat A..T.. M.. tarafından, davalılar M.. Ö.. ve diğerleri aleyhine 01/01/2005 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 22/05/2014 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar M.. Ö.. ve Y.. A.. vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalılar M.. Ö.. ve Y.. A.. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davalılar M.. Ö.. ve Y.. A.. vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
a) Dava, haksız eylem nedeniyle yaralanan dava dışı polis memurlarına 2330 sayılı Kanun gereğince ödenen nakdi tazminatın, haksız eylem sorumlusu olan davalılardan alınması istemine ilişkindir. Mahkemece, davalılar ortaklaşa ve dayanışmalı olarak (müştereken ve müteselsilen) sorumlu tutulup istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 50. ve 51. (6098 s. TBK m. 61, 62) düzenlenmiş bulunan teselsül kuralları, birden çok kişinin birlikte bir zarara yol açmaları ve aynı zarardan dolayı sorumlu olmaları durumuna ilişkin olup zarara yol açanlar ile zarar gören arasındaki ilişkinin düzenlenmesine yöneliktir. Eldeki davada, zarar görene ödenen tazminat, zarar verenlerden rücu yoluyla istendiğine göre zarar verenler arasında teselsülden söz edilemez. Zarar verenler kendi kusurları oranında sorumludurlar.
Mahkemece açıklanan yasal düzenleme gözetilerek ve dosya kapsamı nazara alınarak davalıların tazminattan eşit oranda sorumlu tutulmaları gerekirken, ortaklaşa ve dayanışmalı olarak sorumlu tutulmuş olmaları usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’un 438. maddesi uyarınca karar düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
b) Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326. maddesi gereğince davanın kısmen kabulü halinde yargılama giderleri kabul ve reddedilen miktarlara göre taraflara yükletilir. Aynı Kanun’un 323. maddesine göre vekâlet ücreti de yargılama giderlerine dahildir. Davacının tazminat isteminin bir bölümü reddedildiğine göre, reddedilen tazminat miktarı üzerinden kendisini avukat aracılığı ile temsil ettiren davalılar yararına, Avukatlık Yasası ve karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekir. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12 maddesinde ”Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti
davanın görüldüğü mahkeme için tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilerek, bir bölümü reddedilen tazminat istemi nedeni ile davalılar yararına vekâlet ücreti takdir edilmemiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’un 438/son maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a) bendinde gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “davalılardan tahsili” ibaresinin “davalılardan eşit olarak tahsili” şeklinde değiştirilmesine; (2/b) bendinde gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak ”Karar gününde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 12/2 maddesi gereğince hesaplanan .. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar M.. Ö.. ve Y.. A..verilmesine” cümlesinin eklenmesine, davalıların diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle reddi ile kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA ve temyiz eden davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 10/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.