YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/24451
KARAR NO : 2014/26016
KARAR TARİHİ : 29.09.2014
MAHKEMESİ : Kayseri 2. İş Mahkemesi
TARİHİ : 05/06/2014
NUMARASI : 2014/279-2014/334
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde iş sözleşmesinin feshedildiği tarihe kadar tezgahtarlık, dağıtım ve sevkiyat işlerinde çalışmak suretiyle görevini eksiksiz yerine getirdiğini, fazla mesai yaptığını ancak fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini ayın üç pazar gününde çalıştığını, dini ve resmi bayramlarda da çalıştığını yıllık izinlerini kullanmadığını belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma alacağı, genel tatil alacağı ile asgari geçim indirim alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davacının kendi isteği ile işten ayrıldığını, hak ettiği bütün alacaklarını aldığını, davacının kendi el yazısı ile yazıp imzaladığını 24.01.2011 tarihli istifa dilekçesi işten ayrıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai ve genel tatil ücreti alacaklarının kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı tarafın temyiz itirazı üzerine Dairemizce yapılan incelemede karar, mübrez istifa dilekçesi hakkında davacının beyanının alınması ve sonucuna göre hüküm verilmesine yönelik olarak bozulmuştur.
Bozma ilamına uyulmakla yapılan yargılama sonunda mahkemece davacının kıdemine göre sebepsiz olarak istifasının söz konusu olamayacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin istifa ile sona erip ermediği noktasında toplanmaktadır.
Dosya kapsamında davacı, çalıştığı şubenin zarar etmesi sebebiyle kapanması sonrası davalı tarafından iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, davalı işveren davacının kendi el yazısı ile yazıp imzaladığı istifa dilekçesi üzerine iş sözleşmesinin sona erdiğini savunmuştur. Söz konusu istifa dilekçesine dair isticvabı sırasında davacının anılan
belgeyi baskı ile imzaladığı ve iradesinin fesada uğratıldığını beyan ettiği, mahkemece imzası davacı tarafından inkar edilmeyen istifa dilekçesine değer verilmeyerek iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğinin kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı asil istifa dilekçesindeki imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmiştir. Davacı istifa dilekçesini iradesi fesada uğratılarak verdiği iddiasında bulunduysa da, tanık beyanlarının söz konusu istifa dilekçesinin baskı altında imzalandığını ispatlar yönde olmadığı ve feshe ilişkin olarak davacı tanığının, davacı işçinin kendi işyerini açtığı, davalı tanığının ise davacının kendi isteği ile işten ayrıldığına ilişkin beyanlarına göre istifa dilekçesinin davacının iradesi fesada uğratılarak düzenlendiğine dair hiçbir somut bilgi ve delil bulunmaması gözetilerek iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı bir neden olmadan feshedildiği anlaşılmakla, kıdem ve ihbar tazminatı isteminin reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgiliye iadesine, 29.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.