YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3576
KARAR NO : 2015/25782
KARAR TARİHİ : 02.04.2015
Tebliğname No : KD – 2012/307840
Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan sanık R.. B.. hakkında yapılan yargılama sonunda, sanığın mahkumiyetine dair, Hatay 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nce verilen 19.10.2012 tarih ve 2011/188 Esas 2012/914 Karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 08.01.2015 tarih ve 2013/2789 Esas, 2015/459 Karar sayılı kararıyla;
“2-Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün temyizine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın, mağdurlara ait evin kapısını tekmeleyip içeri girdikten sonra, elindeki bıçakla mağdurların bulunduğu odaya gidip tehdit ve yaralama eylemlerini gerçekleştirdiğinin kabul edilmesi karşısında, bıçağın, konut dokunulmazlığının ihlali suçunun işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla kullanılmaması nedeniyle, TCK’nın 119/1-a maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığının ve anılan Kanunun 116/1. fıkrasında düzenlenen suçun basit şekline uyan takibi şikayete tabi bulunan eylemle ilgili mağdurların şikayetlerinden vazgeçtiği dikkate alınarak, kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık R.. B..’ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA” karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22/02/2015 tarih ve 2012/307840 sayılı yazısı ile;
“İtiraza konu uyuşmazlık sanık R.. B.. hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçuyla ilgili olarak sanığın, suç konu elindeki bıçağın, konut dokunulmazlığının ihlali suçunun işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla kullanılıp kullanılmadığına ilişkindir.
TCK’nın 116. maddesi konut dokunulmazlığını bozma suçunu düzenlemektedir.
Buna göre, bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girildikten sonra çıkmayan kişi konut dokunulmazlığı suçunu işlemiş olur. Konuta girmek, failin bütün vücudu ile tamamen konuta girmesi demektir. Bu nedenle, konutun eklentisi içinde olmamak kaydıyla, pencereden içeriye bakma, kapıyı dinleme camı tıkırdatma, dış kapı zilini çalma bu suçu oluşturmaz. Konuta veya eklentisine nereden girildiğinin önemi yoktur. Konuttan çıkmamak, konut sahibinin rızası ile girilen konuttan, söz, hareket ve tavırlarıyla kendisini çıkmaya davet edilmesine rağmen çıkmamaktadır.
Suçun oluşması için, sahibinin rızası olmadan girilen ya da rızayla girildikten sonra istendiği halde dışarı çıkılmayan bir konut veya eklentisi olmalıdır. Konut, bir kimsenin geçici de olsa oturmak için sığındığı ve kullandığı bir yer olarak tanımlanabilir.
Medeni Kanun’un 19. maddesinde tanımlanan her ikametgah TCK anlamında bir konuttur. Kişinin ihtiyaçlarından bir veya bir kısmının yerine getirildiği yani yaşamsal faaliyetlerini geçirdikleri yer konuttur. Konutun bir bina olması şart değildir. Konut eklentisi (müştemilat); konuta bitişik ya da onun yakınında olan, konut veya benzerî yapıların kullanılış amaçlarından herhangi birini tamamlayan diğer yapılar veya yerlerdir. Balkon, koridor, sahanlık, etrafı çitle çevrili avlu, eve ait etrafı duvarla çevrili bahçe, buna örnek gösterilebilir.
Diğer bir anlatımla, girilmesi konutta oturanların huzur ve güvenliğini bozabilecek konuta bağlı veya pek yakın ek yapılar veya yerlerdir. Avlu, ahır, bahçe, taraça, samanlık, odunluk, kömürlük, balkon gibi yerler eklentidir. Konut veya eklentiyi dış dünyadan ayırıcı belirtiler, o yer sahibinin yaşama biçimi, mevcut olanakları, sosyal ve ekonomik durumu ile kültürel ve yöresel özelliklere, gelenek ve göreneklere göre farklılıklar gösterebilir. Bu husus, olaysal olarak değerlendirilmeli, tayin ve takdir edilmelidir.
TCK’nın ortak hükümler başlıklı 119 maddesince, suçun silahla işlenmesi halinde faile verilecek olan ceza bir kat artırılmaktadır ve bu fıkranın uygulanması halinde suçun takibi şikayete bağlı olma durumu söz konusu değildir.
Silahla suçun işlendiğinin kabulü iki şekilde gerçekleşmektedir. Bunlardan biricisinin mağdurun, sanığın silahlı olduğu bilmesi ve bu nedenle korkarak bu suç işlemesine karşı koymaması ve razı olması halidir. diğeri ise, içeriye silahla yada rızaen giren failin konutta suç işlemesi ve mağdurların çıkması yada gitmesi için hamle yaptığında sanığın elinde bulunan silahla mağdurlara engel olma halidir. Bu durumda da suçun silahla işlendiğinin kabulü gerekmektedir.
Silahın konutta mutlaka bir şahsa yönelik olarak kullanması gerekmemektedir. 5237 sayılı TCK’da silahın kişiye yönelik olması yada eşyaya yönelik olması konusunda bir açıklık bulunmamaktır oysaki 765 sayılı TCK’nın 193/2 maddesinde yer alan düzenlemede şiddetin ya da silahın kişiye yönelik olması gerektiği açıkça düzenlenmektedir. Bu itibarla 5237 sayılı TCK’nın 116. maddesi ayrı bir düzenlemeyi içermektedir.
Maddi olayda, alkollü olan sanığın, Hatay il Merkezi Saraykent mahallesinde müşteki Zeynel Yonca Sönmez’i yolda yürürken gördüğünde yanına gelerek müştekiye hitaben seni sinkaf edeceğim dediği, yine aynı gün saat 17:00 sıralarında müştekinin Saraykent mahallesi 30. Cadde no 28 deki evinin önüne geldiği müştekinin evinin kapısını tekme ile açarak içeri girdiği, elinde 6136 S.K’nın kapsamında kaldığı bilirkişi raporuyla tespit edilen bıçak olduğu halde evde bulunan müşteki Zeynep’in üzerine yürüyüp yüzüne yumruk ile vurduğu, saçını çektiği, sonrasında elindeki bıçak ile Zeynep’in sol bacağına saplamak suretiyle hayati tehlike geçirmeden basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek nitelikte yaraladığı, yine sanık R.. B..’ın olay sırasında evde bulunan H.. Y.., D.. Y..’ın sanığa engel olmaya çalıştıkları sırada,. Sanığın elinde bulunan bıçakla, müştekile ve Z.. S..’e hitaben” hepinizi bıçaklarım şeklinde sözle tehdit ettiği ve sinkaflı sözlerle küfür ettiği şeklinde gerçekleşen olayda,
Alkollü olan sanığın, suça konu müştekilerin oturduğu eve gelerek ve kapısını tekmeleyerek içeri girdiği ve sonrasında mağdur ve müştekilerin oturduğu odaya elinde bulunan bıçakla girerek, mağdur Zeynep’i tekme tokatla dövmeye başlaması ve bu sırada sanığa engel olmaya çalışan müştekiler D.. Y.. ve H.. Y..’a karşı bıçakla öldürme tehdidinde bulunması, küfürler ederek eylemini sürdürmesi şeklinde gerçekleşen eylemde sanığın, mağdurun bulunduğu odaya elinde bulunan bıçakla girmesi mağdur üzerinde daha korkutucu etki yarattığı ve sanığın mağduru dövmesi üzerine, müştekiler D.. Y.. ve H.. Y..’ın sanığa engel olmaya çalıştıkları sırada, sanığın elinde bulunan bıçakla müştekileri tehdit etmesi karşısında, sanığın konuttan çıkmamak adına silah kullandığı ve konuttan çıkmama eylemini silahla işlediği tartışmasızdır. Sanığın dış kapıya tekme atarak ve eşyaya karşı şiddet kullanarak, elinde bulunan bıçakla eve girdiği ve elinde bıçakla müştekiler ve mağdur Zeynep’in odasına girdiği ve sanığın mağduru tekme tokat dövmesi ve bıçaklaması üzerine müştekilerin mağduru korumak ve sanığı evden dışarı çıkarmak istediği sırada, sanığın elinde bulunan bıçakla tehdit ederek müştekileri durdurduğu ve engellediği ve bu durumda konuta girdikten sonra çıkmama eylemini silahla gerçekleştirdiği bu nedenle sanık hakkında TCK’nın 119/1-a maddesinde yazılı halin yani suçun silahla işlendiğinin kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla, Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 08/01/2015 gün ve 2013/2789 Esas, 2015/459 Karar sayılı bozma kararının kaldırılarak, sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçuyla ilgili yerel mahkemesince verilen mahkumiyet kararının onanması istemiyle anılan karara itiraz edilmiştir.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya kapsamına göre,
1- İtirazımızın KABULÜNE,
2- Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 08/01/2015 gün ve 2013/2789 Esas, 2015/459 Karar sayılı ve sanık R.. B.. hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçuyla ilgili verilen bozma kararının KALDIRILMASINA,
3- Hatay 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/10/2012 tarih ve 2011/188 Esas ve 2012/914 Karar sayılı ve sanık R.. B.. hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçuna yönelik verilen mahkumiyet kararının ONANMASINA,
4- İtirazımız yerinde görülmediği takdirde dosyanın incelenmek üzere, Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi, itirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:
II- İTİRAZIN KAPSAMI
İtiraz, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan, sanık R.. B.. hakkında verilen mahkumiyet kararının bozulmasına dair, Dairemizin 08/01/2015 tarihli kararına ilişkin olup, anılan karar konut dokunulmazlığını ihlal suçunun silahla işlendiğine yönelik itiraz nedeniyle yeniden ele alınmış, yaralama, tehdit ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından kurulan hükümler inceleme dışı bırakılmıştır.
III- KARAR
Dosyanın incelenmesinde, sanığın, mağdurlara ait evin kapısını tekmeleyip içeri girdikten sonra, elindeki bıçakla mağdurların bulunduğu odaya girip tehdit ve yaralama eylemlerini gerçekleştirdiği, mağdurlar görmeden rızaları dışında eve girilmesiyle konut dokunulmazlığının ihlali suçunun oluştuğu, kapının tekmeyle açılıp eve girilmesi sırasında mağdurlara silahtan sayılan bıçağın gösterilmemesi ve bıçağın eve girmeyi kolaylaştırmak amacıyla kullanılmaması nedeniyle TCK’nın 119/1-a maddesinin uygulanma imkanının bulunmadığı, her ne kadar sanık eve girdikten sonra elindeki bıçakla mağdurların bulunduğu odaya girip tehdit ve yaralama eylemlerini gerçekleştirmişse de, bıçağın konuttan çıkmamak için değil, tehdit ve yaralama suçlarının işlenmesi amacıyla kullanıldığı gözetilerek,
Dairemizin 08.01.2015 tarih ve 2013/2789 Esas 2015/459 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE, 6352 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanunun 308. maddesinin 3. fıkrası gereğince itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 02.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.