YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12800
KARAR NO : 2015/16347
KARAR TARİHİ : 29.09.2015
Tebliğname No : 8 – 2014/329456
MAHKEMESİ : Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 06/05/2014
NUMARASI : 2014/157 (E) ve 2014/137 (K)
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. maddesi uyarınca, “yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine
yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi” olduğu değerlendirildiğinde; sanığa kurumun gerçek zararına ilişkin miktar da belirtilerek ödemesi halinde hakkında ceza verilmesine yer olmadığına kararı verileceğine ilişkin usulüne uygun şekilde ihtarda bulunulmaması, katılan kurumun zarara ilişkin olarak 11/12/2006 ve 27/03/2007 tarihli kaçak elektrik tespit tutanaklarına ilişkin ödemede bulunulmadığının bildirilmesi ancak diğer tutanakla ilgili ödeme olup olmadığının bildirilmemesi ile 21/11/2011 tarihli bilirkişi raporunda da sadece 27/03/2007 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağına ilişkin olarak gerçek zararın tespit edildiği diğer iki tutanağa ilişkin gerçek zarar tespitinin yapılmadığının anlaşılması karşısında, öncelikle sanığın da ödemede bulunacağını söylemesi hususu gözetilerek katılan kurumdan her üç tutanağa ilişkin sanığın ödemede bulunup bulunmadığının araştırılması, zararın tümünün ödendiğinin bildirilmesi durumunda sanık hakkında 6352 sayılı Kanun’un geçici 2/2. ve CMK’nın
223/4-a maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, ödeme olmadığının veya kısmi ödeme olduğunun anlaşılması durumunda ise 11/12/2006, 20/03/2007 ve 27/03/2007 tarihli kaçak elektrik tespit tutanaklarına ilişkin cezasız ve vergisiz gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılarak ek rapor aldırılıp, sanığa miktar da belirtilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararını gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” ilişkin bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden ve yine daha önceki bozma kararının gerekleri tam olarak yerine getirtilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 29/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.