Danıştay Kararı 10. Daire 2021/4959 E. 2021/4376 K. 29.09.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2021/4959 E.  ,  2021/4376 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/4959
Karar No : 2021/4376

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1) …
2) …
VEKİLLERİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, oğulları … ‘ın polis memuru olarak görev yapmakta iken Tunceli ili, Pülümür ilçesinde meydana gelen helikopter kazasında şehit olması neticesinde oğullarının desteğinden yoksun kaldıkları ileri sürülerek davacılar anne … ve baba … için ayrı ayrı 10.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 220.000,00 TL tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; dava konusu olayda polis memuru iken meydana gelen helikopter kazası sonucunda hayatını kaybeden … ‘ın anne ve babasına … tarih ve … sayılı işlem ile 15/05/2017 tarihinden itibaren 5434 sayılı Kanunun 64. maddesine göre 1.783,69 TL 1. derece ordu vazife malullüğü aylığı bağlandığı, toplam 25.000,00 TL personel vefat yardımının (anne ve babaya eşit şekilde bölünerek) payları oranında ödendiği, ayrıca 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun uyarınca 91.255,00 TL nakdi tazminat ödendiği dikkate alındığında, maddi tazminat isteminde bulunan davacıların aktif ve pasif dönemde maddi bir zararının bulunmadığı gerekçesiyle maddi tazminat istemlerinin reddine; manevi tazminat istemleri yönünden ise, davacıların oğullarının kamu görevlisi olduğu ve bu görevini yürütürken vefat ettiği, davalı idarenin yürüttüğü kamu hizmetinin doğrudan sonucu olan, nedensellik bağı kurulabilen özel ve olağandışı zararın kusursuz sorumluluk ilkesine göre tazmini gerektiği gerekçesiyle davacılar anne … ve baba … için ayrı ayrı 60.000,00 TL olmak üzere toplam 120.000,00 TL manevi tazminatın davacıların idareye başvurdukları 12/07/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından; İdare Mahkemesince davacıların destekten yoksun kalma zararlarının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi dahi yaptırılmaksızın maddi tazminat istemlerinin reddi yolunda kurulan hükmün hukuka aykırı olduğu, Mahkemece takdir edilen manevi tazminat tutarının yaşanan olay karşısında yetersiz kaldığı; davalı idare tarafından, dava konusu olayda davalı idarenin herhangi bir hizmet kusuru bulunmadığı, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun gereği davacılara yapılan ödemelerin maddi ve manevi zararlarının karşılığı olduğu, davacılar lehine tazminata hükmedilemeyeceği, Mahkemece hükmedilen manevi tazminat tutarına faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davacılar tarafından, davalı idarenin temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği; davalı idare tarafından, davacıların temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkeme kararının davanın manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmının onanması, maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten, dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görülmekle davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacılar tarafından, oğulları … ‘ın polis memuru olarak görev yapmakta iken Tunceli ili, Pülümür ilçesinde 18/04/2017 tarihinde hava muhalefeti nedeniyle meydana gelen helikopter kazasında şehit olması neticesinde oğullarının desteğinden yoksun kaldıkları ileri sürülerek davacılar anne … ve baba … için ayrı ayrı 10.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 220.000,00 TL tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.

İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Kusursuz sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazminle yükümlüdür. Bu bağlamda, kamu görevlilerinin görevini yaparken, görevi nedeniyle uğramış olduğu zararların da kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmini gerekmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının; Manevi Tazminat İsteminin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine Yönelik İdare Mahkemesi Kararına Karşı Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine İlişkin Kısımının İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın davanın manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmı, usul ve hukuka uygun olup, taraflarca ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemektedir.

B- Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının; Maddi Tazminat İsteminin Reddine Yönelik İdare Mahkemesi Kararına Karşı Yapılan İstinaf Başvurusunun Reddine İlişkin Kısımının İncelenmesi:
İstinaf Mahkemesince incelenen İdare Mahkemesi kararında polis memuru iken meydana gelen helikopter kazası sonucunda hayatını kaybeden … ‘ın anne ve babasına … tarih ve … sayılı işlem ile 15/05/2017 tarihinden itibaren 5434 sayılı Kanun’un 64. maddesine göre 1.783,69 TL 1. derece ordu vazife malullüğü aylığı bağlandığı, toplam 25.000,00 TL personel vefat yardımının (anne ve babaya eşit şekilde bölünerek) payları oranında ödendiği, ayrıca 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun uyarınca 91.255,00 TL nakdi tazminat ödendiği anlaşıldığından, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu hükümleri ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri dikkate alındığında, maddi tazminat isteminde bulunan davacıların aktif ve pasif dönemde maddi bir zararının bulunmadığı sonucuna varılarak maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 21. maddesi, 1. fıkrasında, kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, engelli hâle gelen, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı, (a) bendinde de malul olanlarla, ölenlerin aylığa müstehak dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarının, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan; emekli olanların öldürülmeleri halinde ise, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı ve Kanuna göre kendisine bağlanabilecek emekli aylığından az olamayacağı, yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malül olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek devlet memuru aylığı üzerinden, diğerlerine mevcut aylıkları üzerinden, 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
Davacılar yakını olan polis memuru Hasan Yıldırım’ın 18/04/2017 tarihinde bulunduğu helikopterin düşmesi neticesinde şehit olmasının terör eylemi değil, hava muhalefeti nedeniyle gerçekleşmesi karşısında, uyuşmazlığa 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
Dosya kapsamında yer alan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nın … tarih ve … sayılı yazısında; 18/04/2017 tarihinde hayatını kaybeden davacılar yakını … ‘ın Vazife Malullüğü Tespit Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 47. maddesi, 1. fıkrasına göre vazife malulü kabul edilerek geride kalan anne ve babasına 5434 sayılı Kanun’un 64. maddesine göre 1. derece vazife malullüğü aylığı bağlandığı ve 5434 sayılı Kanun’un Ek 79. maddesine göre ek ödeme (tütün ikramiyesi) tahakkuk ettirildiği bildirilmiştir.
Bu durumda, davacılara bağlanan aylığın şehit polis memurunun görev aylığının altında olduğu gözetilerek uğradıkları destekten yoksun kalma zararlarının belirlenebilmesi için bilirkişi tarafından aşağıda belirtilen şekilde hesaplama yapılması gerekmektedir.
Aktif dönemde işlemiş dönem zararı, desteğin ölüm tarihinden bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihe kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde, desteğin emsali polis memurunun aylar itibariyle aldığı görev aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibariyle ödenen vazife malullüğü aylıkları dikkate alınarak, desteğin görev aylığı üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan vazife malulüğü aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destek zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerinin hesaplanmayacağı da dikkate alınmalıdır.
Aktif dönemde işleyecek dönem zararı, bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihten desteğin yasal emeklilik yaşını dolduracağı tarihe kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde de, desteğin emsali polis memurunun aylar itibariyle alabileceği görev aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibariyle ödenecek vazife malulüğü aylıkları dikkate alınarak, desteğin görev aylığı üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan vazife malulüğü aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destekten yoksun kalma zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmemiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerinin (her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle 1/kn formülü uygulanarak) dikkate alınması gerekmektedir.

Pasif dönemdeki zararı, desteğin yasal emeklilik yaşını tamamladığı tarih ile muhtemel ömrünün sonuna (TRH 2010 tablosuna göre) kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde, yasal emeklilik yaşını tamamladığı ve yasal emekli olma koşullarına sahip olduğu farz edilen desteğin alacağı emekli aylıkları ile SGK tarafından davacılara bağlanan ve aylar itibariyle ödenecek vazife malullüğü aylıkları dikkate alanarak, desteğin emekli aylığı üzerinden her bir davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından her bir davacıya bağlanan vazife malulüğü aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destek zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmemiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerlerinin (her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontaya tabi tutulmak suretiyle 1/kn formülü uygulanarak) dikkate alınması gerekmektedir.
Öte yandan, yapılacak hesaplamada, davalı idarece ödenen nakdi tazminat tutarının yarar olarak kabul edilip, yeniden düzenlenecek rapor tarihindeki güncel değerinin bulunarak hesaplanan maddi zarar tutarından indirilmesi gerekmektedir.
Buna göre Bölge İdare Mahkemesince, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenecek rapora göre maddi tazminat istemi hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu kararın maddi tazminata ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların ve davalı idarelerin temyiz istemlerinin kısmen reddi ile … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının; … İdare Mahkemesi kararının, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki kısmına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddi yönündeki kısmının ONANMASINA,
2. Davacıların temyiz istemlerinin kısmen kabulü ile … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının; … İdare Mahkemesi kararının, maddi tazminat isteminin reddi yolundaki kısmına karşı davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi yönündeki kısmının BOZULMASINA,
3. Kararın bozulan kısmına yönelik olarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 29/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.