Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2014/21983 E. 2014/25545 K. 25.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21983
KARAR NO : 2014/25545
KARAR TARİHİ : 25.09.2014

MAHKEMESİ : Kayseri 3. İş Mahkemesi
TARİHİ : 19/06/2014
NUMARASI : 2014/96-2014/370

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, iş sözleşmesinin geçerli ve haklı bir sebep olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süreye ilişkin ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının iş sözleşmesinin fabrika tel örgülerinden fabrika dışındaki fabrika çalışanı olmayan başka bir kişiye bir şey verdiği gerekçesiyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-e ve Yasak Hareket ve Fiiller ile Bunlara Uygulanacak Cezalar konulu toplu iş sözleşmesinin 61/C-1-7 maddeleri gereğince haklı sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davalı tarafça fesih gerekçesi olarak gösterilen ve kamera kayıtlarına yansıyan eyleminin 14-15 Kasım 2013 tarihinde gerçekleştiği, iş sözleşmesinin ise 08.01.2014 tarihinde feshedildiği, bu sebeple feshin kanunda belirlenen altı günlük yasal süre içerisinde yapılmadığı, ayrıca davacı savunması ve davacı şahit anlatımlarına göre davacının fabrika dışına çıkarılması yasak olan bir eşyayı çıkarttığının da davalı tarafça kanuni ve yöntemince ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, kanuni dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılarak feshedilebileceği düzenlenmiştir. Söz konusu geçerli sebepler 4857 sayılı Kanun’un 25. maddesinde belirtilen derhal fesih için öngörülen haklı sebepler olduğu gibi, bu nitelikte olmamakla birlikte, işçinin ve işyerinin normal yürüyüşünü olumsuz etkileyen hallerdir.
İşçinin sık sık rapor alması kanunun gerekçesinde bu sebepler içinde sayılmıştır. İşçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan sebepler ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde fesih için geçerli sebep olabilirler. İş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli sebeplere dayandığı kabul edilmelidir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre, davacı işçinin davalı şirkete ait işyerinde 27.07.2001-08.01.2014 tarihleri arasında terzi olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından 08.01.2014 tarihinde toplanan disiplin kurulu sonucuna göre fabrika dışındaki kişiye izinsiz bir şey vermesi, işyeri ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan halleri sebebi ile 4857 sayılı Kanun’un 25/II-e “İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması” maddesi gereği feshedildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece davalı işverenin altı günlük hak düşürücü süre içerisinde feshi gerçekleştirmediği ve fesih konusu olayı ispat edemediği gerekçesiyle feshin geçerli ve haklı sebebe dayanmadığı sonucuna varılmış ise de, dosyada bulunan kamera kayıtlarından davacının fabrika dışındaki kişiye bir şey verdiği sabit olup savunmasında arkadaşı üzerine olan telefon hattını kendi üzerine almak için kimlik belgesi fotokopisini verdiğini belirtse de kamere kayıtlarında görünen şeyin böyle bir belge olmadığı anlaşılmaktadır. Nitekim, bu eylem neticesinde taraflar arasında güven ilişkisi zedelenmiştir, işveren açısından işin devamı beklenemez. Bu yönler dikkate alınarak işverence yapılan feshin geçerli sebebe dayandığının kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 130,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 25.09.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.