YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10008
KARAR NO : 2015/24129
KARAR TARİHİ : 09.03.2015
Tebliğname No : 4 – 2011/98619
MAHKEMESİ : Diyarbakır 6. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 22/09/2010
NUMARASI : 2009/140 (E) ve 2010/634 (K)
SUÇ : Tehdit
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir
Ancak;
Olay günü yolda araçlarıyla seyir halinde bulunan sanık ile katılan arasında, hatalı sollama nedeniyle tarafların yol kenarında durarak tartışmasıyla başlayan olayda, sanığın aşamalarda, “olay günü arabada eşim de vardı ve hamileydi önümdeki minibüs aniden şerit değiştirince kaza yapma tehlikesi geçirdim, minibüs’e selektör yaptım minibüs durdu, şoförle tartıştım, minibüsteki diğer yolcular da üzerime gelince bende kendimi korumak için ruhsatlı tabancamı çıkarıp yere doğru doğrulttum” biçimindeki savunması karşısında, sanığın eylemini vücut bütünlüğüne yönelik olarak üzerine gelen tanımadığı ve katılanla birlikte olduğunu düşündüğü kişilerce gerçekleştirilecek saldırıyı def etmek zorunluluğu ile gerçekleştirdiği ve meşru savunma koşullarının oluştuğu gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçeyle mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı ve sanık Ü.. Y..’nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 09.03.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dairemizin 09/03/2015 tarih ve 2013/10008-2015/24129 sayılı kararıyla Diyarbakır 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/140 Esas ve 2010/634 sayılı hükmünün BOZULMASI’ dair kararında, yerel Mahkemece kurulan hükmün usul ve yasalara uygun olduğu kanaatiyle, ONANMASI düşüncesinde olduğum için karışı oy kullanmış bulunmaktayım. Şöyle ki:
Suça konu iddianame ve oluş itibariyle, “sanığın dolaylı ikrarı, katılan ve tanık anlatımları ile tüm dosya içeriğinden suç tarihinde Diyarbakır ili Çınar İlçesinde İlçe Jandarma Komutanlığında uzman çavuş olarak görev yapmakta olan sanığın, olay günü hamile olan eşini acil olarak Diyarbakır’a götürmek için ……….. plakalı araç ile yola çıktığı, ….. Beldesine geldiklerinde sanığın önünde seyreden ………… plakalı minübüs sürücüsü olan katılanın aniden kontrolsüz şerit değiştirmesi sebebiyle kaza tehlikesi atlatan sanığın sellektör yaparak uyardığı, minübüsü ile bir süre ilerleyen katılanın yolda aracını durdurduğu ve araçtan indiği, sanığın da katılanın aracının yanma geldiğinde aracım durdurarak araçtan indiği ve aralarında tartışmaya başladığı, tartışma sırasında sanığın üzerinde taşıdığı zimmetli tabancasını çıkararak katılana doğrultup seni öldürürüm diyerek tehdit ettiği, minübüsteki yolcuların araya girmesi üzerine sanığın eylemine son vererek aracına binip uzaklaştığı, katılanın sanığın sevk ve idaresindeki aracın plakasını alarak ihbarda bulunduğu, sanığın bu şekilde üzerine atılı silahla tehdit suçunu işlediği” yerel mahkemece kabul edilmiştir.
Sanık talimat ile alınan savunmasında, olay günü hamile olan eşini arabası ile Diyarbakır’a hastaneye götürmekte olduğunu, önündeki minübüsün aniden şerit değiştirince kaza yapma tehlikesi geçirdiğini, minübüse sellektör yaptığını minübüsün durduğunu, şoför ile tartıştığını, minübüsteki diğer yolcular da gelince kendisini korumak için belindeki tabancayı çıkararak yere doğru doğrultuğunu ancak kimseyi tehdit etmediğini beyan etmiştir.
Katılan talimatla alınan ifadesinde, olay günü sevk ve idaresindeki ……… plakalı minübüs ile Diyarbakır’a doğru seyir halinde olduğunu, …… Beldesinde iki tane TPAO tankını solladığını, arkasından seyreden ….. … ….. plakalı aracın da kendisinin sollamaya çalıştığını, sellektör ve el kol hareketi yapmaya başladığını, bunun üzerine minübüsü sağa çekip durduğunu ve arkasındaki aracın gelmesini beklediğini, arkasındaki aracın gelip yolun solunda durduğunu ve sürücüsünün araçtan inerek yanına gelip yakasına yapıştığını, kendisinin de onu iteklediği ve şahsın yere düştüğünü, yerden kalkan şahsın silahına sarıldığını ve seni öldürürüm dediğini, yolcuların araya girmesi üzerine sanığın arabasına binip uzaklaştığını, aracın plakasını alıp şikayetçi olduğunu, sanıktan şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini beyan etmiş olup, müştekinin kamu davasına müdahil olarak kabulüne karar verilmiştir.
Sanığın eşi olan G.. Y.. tanık olarak alınan beyanında; olay günü hamile olduğunu ve eşi ile hastaneye gittiklerini, arabanın birden sarsıldığını, eşinin arabadan inip başka bir şoför ile tartıştığını ancak kendisinin rahatsız olduğu için arabanın arka koltuğunda uzandığı için tartışmayı görmediğini beyan etmiştir.
Sanığın savunması dolaylı ikrar niteliğinde olup, tanık olarak dinlenen sanığın eşi G.. Y.. tarafından doğrulanan tartışma ortamı ve katılanın oluşa uygun beyanları itibariyle de, suçta “meşru savunma” şartlarının oluşmadığını; yerel mahkemenin ilk haksız davranışın katılandan geldiğinin kabulüyle sanık hakkında sadece haksız tahrik hükmü uygulanıp indirim yapılmasının yerinde olduğunu düşünmekteyim.
Dosya kapsamı değerlendirildiğinde, ne sanık aşamalardaki savunmalarında; ne de eşi tanık G. ifadelerinde, meşru savunmaya ilişkin bir anlatımda bulunmamıştır.
Kaldı ki, “düşük tehlikesi olduğu için eşini hastaneye yetiştirmek isteyen birisinin” trafikte meydana gelen böyle bir olayda minibüs şoförüyle gereksiz tartışmaya girip zaman kaybetmesinin, hayatın olağan akışına uygun olmadığı kanaatindeyim.
Yukarıda açıkladığım üzere, yerel mahkeme kararının ONANMASI gerektiğinden, sayın çoğunluğun hükmün BOZULMASI doğrultusundaki görüşüne iştirak edemiyorum.
KARŞI OY
Diyarbakır İli ….. İlçesi İlçe Jandarma Komutanlığında uzman çavuş olarak görev yapan sanığın olay günü hamile olan eşini acil olarak Diyarbakır’a kendine ait ……. plaka sayılı araçla götürmek için yola çıktığı, ….. Beldesi sınırları içerisinde iken önünde seyretmekte olan müdahilin kullandığı ….. plaka sayılı aracın aniden şerit değiştirmesi üzerine sanığın kaza tehlikesi yaşadığı, bunun üzerine selektör yapan sanığın müdahilin aracını durdurduğu, aracından inen sanığın müdahilin aracının yanma giderek müdahil ile tartışmaya başladığı, tartışma sırasında belinden silahını çeken sanığın müdahile doğrultarak “ seni öldürürüm “ diyerek tehdit ettiği, minibüsteki yolcuların araya girmesi neticesinde sanığın eylemine son verdiği, iddia, tanık anlatımları, sanığın dolaylı ikrarı ve tüm dosya içeriğinden anlaşılmıştır..
Bu anlatıma uymayan sanığın “minibüsteki yolcuların üzerime doğru gelmesi üzerine tabancamı çıkararak yere doğrulttum ve kimseyi hedef alıp tehdit etmedim “ şeklindeki meşru savunmayı belirtir beyanı doğrulanmadığından ve olayda meşru savunma hükümlerinin uygulanmasını gerektirir bir husus bulunmadığından mahkemenin oluşa ve dosya kapsamına uygun olan haksız eylem altında silahlı tehdit suçundan verilen mahkumiyet kararı yerinde olup kararın onanması gerektiğinden, sanık hakkında meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğinden bahisle bozma kararı verilmesine yönelik sayın çoğunluğun görüşüne muhalif olduğumu bildiririm.