YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16689
KARAR NO : 2015/35155
KARAR TARİHİ : 09.10.2015
Tebliğname No : 5 – 2015/175189
MAHKEMESİ : Kahta 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 05/12/2013
NUMARASI : 2013/267 (E) ve 2013/396 (K)
SUÇ : Tefecilik
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, soruşturma aşamasında 23.01.2007 tarihinde R… ve H… oğlu 05.04.1949 doğumlu M.. S..’ın ifadesinin alınması, iddianamenin R… ve H… oğlu 05.04.1949 doğumlu M.. S.. hakkında düzenlenmiş olması, 07.06.2007 tarihli oturumda R… ve H..oğlu 05.04.1949 doğumlu M.. S..’ın savunmasının alınması, bozma öncesi hükmün sanığın yüzünde verilmesi ve süre tutum dilekçesiyle kararın temyiz edilmesi, bozma sonrasında ise; talimatla beyanı alınan 19/09/1966 doğumlu R… ve H… oğlu M… E..’in söz konusu yargılamada hiç ifade vermediğini, isim karışıklığı olmuş olabileceğini, suçla ilgisinin olmadığını belirtmesi, R… ve H… oğlu 05.04.1949 doğumlu M.. S..’ın da daha önce ifade verdiğini ve aynen tekrar ettiğini beyan etmesi, R… ve H… oğlu 05.04.1949 doğumlu M.. S..’a ait nüfus kaydından “Erdinç” olan soyadının 14.07.2006 tarihinde kesinleşen kararla “Seyhan” olarak değiştirildiğinin anlaşılması karşısında; ilk hüküm başlığında sanığın “M… E…, R… ve H… oğlu, 19/09/1966” olarak gösterilmesinin maddi hata olduğu ve hükmün R… ve H.. oğlu 05.04.1949 doğumlu M.. S.. hakkında kurulduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tefecilik eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Sadece sanık tarafından temyiz edilen bozma öncesi hükümde, 1 yıl 8 ay hapis ve 16.660 TL adli para cezasına hükmolunması ve hapis cezasının ertelenmesi, Dairemizin 19.03.2013 tarihli kararında yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, karar verilmesi karşısında, 2 yıl 1 ay hapis ve 20.840,00 TL adli para cezasına hükmolunması suretiyle CMUK’nın 326/son maddesinde düzenlenen aleyhe hüküm kurma yasağına aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanık M.. S.. müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak, sonuç cezanın 1 yıl 8 ay hapis ve 16.660 TL adli para cezası olarak belirlenmesi, hapis cezasının TCK’nın 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesi, sanığın bozma öncesi hükümde belirtildiği gibi 3 yıl deneme süresine tabi tutulması, denetim süresi içinde sanığa yükümlülük yüklenmemesi, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi hâlinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilebileceğinin sanığa ihtarı biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 09/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.