Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2014/25413 E. 2014/24684 K. 22.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/25413
KARAR NO : 2014/24684
KARAR TARİHİ : 22.09.2014

MAHKEMESİ : Manisa 2. İş Mahkemesi
TARİHİ : 15/07/2014
NUMARASI : 2013/432-2014/240

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu döneminde açılmıştır. Anılan Kanun’un 313. maddesinde mahkeme içi sulh düzenlenmiş ve görülmekte olan bir davada tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacı ile mahkeme huzurunda yapmış oldukları sözleşme olarak tanımlanmış, şarta bağlı olarak yapılabileceği vurgulanmıştır. Mahkeme dışı sulh ise, borçlar hukukunun konusu olduğundan düzenleme dışı bırakılmıştır.
6100 sayılı Kanun’un 154/3-ç madesinde, beyanda bulunana okunmak ve imzası alınmak kaydıyla sulh müzakereleri sonucunun tutunağa yazılmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir. Kanunun öngördüğü bu şekil sulh için geçerlilik şartıdır.
Somut olayda, davacı asil 03.06.2014 tarihli dilekçesi ile,”işveren tarafından davadan feragat etmem halinde işe başlatılacağım bildirildiğinden davadan feragat ediyorum” şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı vekili duruşmadaki beyanı ile tarafların iradeleri ile ortaya konan bir sulh durumu olmadığını, davacının tek taraflı olarak davadan feragat ettiğini, ancak vekalet ücreti taleplerinin olmadığını belirtmiştir. Bu durumda kanunda öngörülen şekil şartlarına uyularak yapılan bir sulh sözleşmesi bulunmamaktadır. Davacı tarafından şarta bağlanmayan feragat iradesi ortaya konulmuştur. 6100 Sayılı Kanunun 312. madde gereğince feragat beyanında bulunan taraf aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerine katlanmak zorundadır. Mahkemece, davanın feragat sebebi ile reddine karar verildikten sonra uyuşmazlığın sulh sebebi ile sona erdiği gerekçesi ile davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır. Ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın vekalet ücretine ilişkin 3. bendinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.