Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/8645 E. 2015/31012 K. 09.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8645
KARAR NO : 2015/31012
KARAR TARİHİ : 09.11.2015

Tebliğname No : 15 – 2013/350502

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Tunceli Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 02/07/2013
NUMARASI : 2012/152 (E) ve 2013/258 (K)
SANIKLAR : E.. B.., K.. B.., E.. B.., G.. B.., T.. B..
SUÇ : Kamu malına zarar verme, hakaret, görevi yaptırmamak için direnme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Kamu malına zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Kamu malına zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarının işlediği iddia olunan sanıklara yüklenen suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen şikâyetçilerin anılan suçlar yönünden kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı anlaşılmakla katılanlar vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Hakaret suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Hakaret huzurda işlenebileceği gibi, gıyapta da işlenebilir. Gıyapta hakaretin cezalandırılabilmesi için, mağdurun yokluğunda en az ikiden fazla kişilerle ihtilat edilerek yani en az üç kişinin hakaret sözünü öğrenmiş olması kaydıyla hakaretin yapılması şarttır. Mağdur bu sayıya dahil değildir. Mağdurun hazır olması halinde gıyapta hakaret den bahsedilemez. Kendileriyle ihtilat edilen kişilerin bir arada bulunmaları ve hakaret sözünü aynı anda öğrenmelerine gerek yoktur. İhtilat aktarma suretiyle gerçekleşmişse hakaret sözlerinin aynı yada benzer olması aranmalıdır. Fail sözlerini ikiden fazla kişiye söylemekte yada daha çok kişinin duyabileceği bir yerde konuşmakta ve sözleri başkaları tarafından duyulabilmekte, failde bu durumun bilincinde ise ihtilat oluşmuştur.
Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir.
Kocakoç köyünde yapılacak kadastro çalışmaları sebebiyle kadastro memurları A.. G.., M.. D.. ve mahalli bilirkişiler Z. B. ile H.. G..’ün keşif mahallinde bulundukları, kadastro ölçümleri nedeniyle taraflar arasında tartışma çıktığı, bu tartışma sırasında sanıklar ile katılanların karşılıklı olarak, birbirlerine hakaret ettikleri olayda, sanıklar hakkında TCK’nın 129 ve CMK’nın 223/4-c maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına dair kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 09/11/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.