YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20042
KARAR NO : 2014/25348
KARAR TARİHİ : 24.09.2014
MAHKEMESİ : Ankara 19. İş Mahkemesi
TARİHİ : 16/04/2014
NUMARASI : 2013/1217-2014/376
Hüküm süresi içinde dahili davalı Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı (Tarım Reformu Genel Müdürlüğü) avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalı şirkette 01.08.2012-24.06.2013 tarihleri arasında laborant olarak çalıştığını, 16.06.2013 tarihinde gözaltına alındığını, 31.07.2013 tarihinde de tahliye edildiğini, bu sürede şirketin kendisini izinli saydığını, durumunun belli olmadığının söylendiğini, sonrasında 16.08.2013 tarihinde davalı şirket tarafından gönderilen elektronik posta ile 24.06.2013 tarihinde işten çıkarıldığını öğrendiğini, fesihle ilgili herhangi bir tebligat yapılmadığını, işe gelmediğine ilişkin 18-19-20 ve 21.06.2013 tarihlerine ilişkin tutanakların tutulduğunu, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25 ll-g. maddesince haklı olarak feshedildiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Dahili davalı Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı vekili, davanın esastan ve husumet yokluğundan reddini savunmuştur.
Mahkemece, iş sözleşmesinin işverence devamsızlık sebebi ile feshedildiği, devamsızlığın davacının gözaltında bulunmasından yani zorlayıcı sebepten kaynaklandığı bu sebeple feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı kanuni süresi içinde davalı Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı temyiz etmiştir.
İş sözleşmesinin, işveren tarafından zorlayıcı sebeplerle feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı Kanun’un 25. maddesinin (IV) numaralı bendinde, işçinin gözaltına alınması veya tutuklanması üzerine devamsızlığın aynı Kanun’un 17. maddesinde sözü edilen bildirim süresini aşması durumunda, işverenin derhal fesih hakkının olduğu hükme bağlanmıştır. Gözaltı veya tutukluluk süresi bildirim sürelerini aşmadıkça, iş sözleşmesi işverence derhal feshedilemez.
Dosya içeriğinden, davacının 01.08.2012-24.06.2013 tarihleri arasında ziraat mühendisi olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin işverence 4857 sayılı Kanun’un 25/II-g. maddesince haklı sebeple feshedildiği, yazılı fesih bildirimi yapılmadığı, davacının mazeretsiz olarak 18,19,20,21/06.2013 tarihlerinde işe gelmediğine dair tutanaklar tutulduğu, davacının 18.06.2013-22.06.2013 tarihleri arasında gözaltına alındığı, 22.06.2013-31.07.2013 tarihleri arasında tutuklu olduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacının çalışma süresine göre 4857 sayılı Kanun’un 17. maddesince bildirim süresinin dört hafta olduğu, gözaltı ve tutukluluk süresinin ise 18.06.2013-31.07.2013 tarihleri arasında beş haftadan fazla olduğu anlaşılmış olup, gözaltı ve tutukluluk süresinin bildirim süresini aştığı, 4857 sayılı Kanun’un 25/IV. maddesince fesih şartlarının oluştuğu dikkate alınmadan davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 25,20 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 24,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 0,90 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500.,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 24.09.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.