YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/16533
KARAR NO : 2015/31050
KARAR TARİHİ : 09.11.2015
Tebliğname No : 15 – 2012/1862
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 04/07/2011
NUMARASI : 2010/976 (E) ve 2011/641 (K)
SANIKLAR : S.. O.., M.. A..
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık S.’ın, katılan A..’a aynı zamanda yeğeni olan sanık M’nın çalıştığı …Şubesince satışa çıkarılan hacizli bir aracı ucuz fiyata ayarlayabileceğini söylediği, katılan A’ın arkadaşı olan katılan O.. U..’a durumu anlattığı ve onun kabulü üzerine sanık S’la yeniden görüştükleri; sanık S’ın 1.400 TL teminat yatırılması gerektiğini söylemesi üzerine katılanların 700’er TL’lerini birleştirerek …. Şubesinde çalışan sanık M’nın hesabına 29/07/2010 günü yatırdıkları, katılanlar ile sanık S’ın aynı gün akşamı D gitmek için anlaştıkları, ancak sanığın gelmediği, katılanların tüm aramalarına rağmen sanığa ulaşamadıkları, bu şekilde sanıkların dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda;
1-Sanık S.. O.. hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık savunması, katılan beyanları ile tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi gereğince, hak yoksunluğuna hükmedilmemiş ise de, bu hususun infaz aşamasında değerlendirileceği gözetilerek bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “365 gün” ve “7.300 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” ve “100 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık M.. A.. hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması bakımından; suçun işlendiği 29/07/2010 tarihi itibariyle katılanlar ile sanık M.. A.. ve S.. O..’a ait telefonlara yönelik HTS kayıtları getirtilerek suç tarihinde, öncesinde ve sonrasında sanıkların kendi aralarında veya katılanlar ile karşılıklı telefon görüşmelerinin olup olmadığının tespiti, sanık M.. A.. ile katılanların telefon görüşmeleri yapıp yapmadıkları ve yüz yüze görüşüp görüşmediklerinin tesbiti sanık M.. A..’un ….. ne görev yaptığı, kendi hesabına 29/07/2010 tarihinde gönderilen 1400 TL parayı aldığı tarih ile bu paranın 1250 TL’sinin bankamatikle sanık S…’a gönderildiği tarih ve saatin belirlenerek bankadan gönderememe sebebinin savunmasını doğrulayıp doğrulamadığının açıklığa kavuşturulması ile sanığın …. bankamatiğinden suç tarihi itibarıyle para çekip çekmediği ve bir kerede çekilebilecek para limiti ve sanık M’nın banka hesap bakiye tutarı da belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de; hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.