Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2013/7913 E. 2015/26392 K. 06.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7913
KARAR NO : 2015/26392
KARAR TARİHİ : 06.04.2015

Tebliğname No : 4 – 2011/72860
MAHKEMESİ : Ankara(Kapatılan) 10. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 21/10/2010
NUMARASI : 2008/977 (E) ve 2010/851 (K)
SUÇ : Tehdit

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Çankırı E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü bulunan sanığın, Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü bulunan mağdura faks yoluyla gönderilmesi için Cezaevi İdaresi’ne verdiği mektubun içeriğinde geçen “..neyin var, neyin yok hepsi benim g.tündeki dona kadar almazsam bana da … Ali demesinler..ne düşünür ne yaparsın orasını sen düşün” şeklindeki sözlerinin, TCK’nın 106. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesine uyan sair tehdit suçunu oluşturduğu isabetli biçimde kabul edilmiş ise de, takibi şikayete bağlı olan bu suç nedeniyle mağdur C.. D..’ın şikayette bulunmadığı ve gerek suç kanıtı olup dosya içinde bulunan mektup içeriği ve gerekse iddianamede anlatılan eyleme göre henüz kovuşturma aşamasına geçilmeden bu suretle açıkça anlaşılan suç vasfına göre suçun şikayete bağlı olduğunun tespit edildiği, bu itibarla CMK’nın 158/6. maddesinin olayda uygulama olanağının bulunmadığı ve bu aşamaya kadar mağdurun eylem ve suçtan haberdar olmadığı da gözetildiğinde, yargılama şartı olan şikayetin gerçekleşmesi beklenmek üzere CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca “durma” kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
2-Suça konu mektubun, cezaevinde oluşturulan Disiplin Kurulu’nca okunduktan sonra mağdura verilmemesi yönünde karar verildiği, sonra da gerek soruşturma, gerekse kovuşturma evrelerinde mağdura ulaşılamadığı dikkate alındığında, mağdurun kendisine yönelik tehdit içeren sözlerden henüz haberdar olmadığı, bu itibarla tehdite ilişkin neticenin gerçekleşmediği, bu aşamadan sonra yapılacak bildirimlerin de suçun tamamlanmasını sağlamayacağı ve böylelikle suçun teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden, tamamlanmış suçtan mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık A.. T..’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.