Danıştay Kararı 10. Daire 2016/12502 E. 2021/4340 K. 28.09.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2016/12502 E.  ,  2021/4340 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2016/12502
Karar No : 2021/4340

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Bakanlığı / …
VEKİLİ : …
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : Kendi Adlarına Asaleten; …, …, …, …, …, …’e velayeten …, …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, davalı idarenin aleyhinde olan maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabulüne yönelik kısımlarının; davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları …’in 07/11/2012 tarihinde Bitlis ili, Güroymak ilçesi, …köyü yakınlarında ormanlık alanda geçici köy korucusu tarafından silahla vurularak öldürülmesi olayında idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek oluşan zarara karşılık olmak üzere müteveffanın annesi …için 65.000,00 TL (miktar artırımı ile 125.527,29 TL), babası …için 55.000,00 TL (miktar artırımı ile 91.629,29 TL) maddi tazminat ve anne …için 70.000,00 TL, baba …için 60.000,00 TL, kardeşleri …, …, …, …, …, …’in her biri için 15.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 120.000,00 TL (miktar artırımı ile 217.156,58 TL) maddi, 220.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; olayda, köy korucusu …’un görevi kapsamında dahi olmayan kaçak odun kesilmesine müdahale edilmesi amacıyla müteveffanın bulunduğu at arabasına 11 kez ateş ederek kurşunlardan birinin davacıların yakını …’e isabet etmesi sonucu kasten ölümüne sebebiyet verdiği, bu durumun adı geçen köy korucusu hakkında kasten öldürme suçundan açılan kamu davası sonucu …Ağır Ceza Mahkemesince verilen mahkumiyet kararıyla sabit olduğu, bu itibarla olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ve oluşan zararın hizmet kusuru ilkesi gereğince karşılanması gerektiği, olay nedeniyle davacılardan …ve …için meydana gelen destekten yoksunluk zararının tespiti amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 14/12/2014 tarihli raporda, …’in 125.527,29 TL, ……’in ise 91.629,29 TL destekten yoksun kaldığının hesaplandığı, buna göre davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulü gerektiği, ayrıca davacıların olay nedeniyle duydukları üzüntü ve acının kısmen de olsa dindirilmesi için manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacıların maddi tazminat istemlerinin tamamı ile manevi tazminat istemlerinin davacılardan müteveffanın annesi …için 30.000,00 TL, babası …için 30.000,00 TL, kardeşleri …, …, …, …, …, …’in her biri için 15.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL’lik kısmının kabulüne, söz konusu maddi ve manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte hesaplanarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacılar tarafından, süresi içinde başvuru yapılmadığı, geçici köy korucusu …’un olay günü görevli olduğuna dair kesin bir kanıt bulunmadığı, bu nedenle adı geçen kişinin şahsi kusuruna dayanan eyleminden idarenin sorumlu tutulamayacağı, davacıların talep ettiği tazminat miktarının afaki olduğu, gerçek zararı yansıtmadığı, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğu, Bakanlıklarının harçtan muaf olduğu halde aleyhlerine harç yüklenmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının, temyize konu manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının onanması, maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının ise bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

A- İdare Mahkemesi Kararının, Manevi Tazminat İsteminin Kısmen Kabulüne İlişkin Kısmı Yönünden İncelenmesi:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

B- İdare Mahkemesi Kararının, Maddi Tazminat İsteminin Kabulüne İlişkin Kısmı Yönünden İncelenmesi:
İdare hukuku ilkelerine göre maddi zarar; idari işlem veya eylem nedeniyle kişinin mal varlığının (patrimuanın) aktifinde meydana gelen azalma nedeniyle uğranılan zarar ile elde edilmesi kesin olan gelirden yoksun kalma sonucu uğranılan toplam zarardan oluşur.
Destekten yoksun kalma tazminatıyla, ölenin gelecekte elde etmesi muhtemel gelirinin güncelleştirilerek, destekten yoksun kalanın, ölüm olayından önceki sosyal ve ekonomik yaşam düzeyinin devamını sağlayacak gelire kavuşturulması amaçlanmaktadır.
İdarenin tazmin borcunu doğuran işlem veya eylemlerden dolayı uğranıldığı ileri sürülen maddi zararın hesaplanması özü itibarıyla varsayımsal verilere dayalı ise de; mahkemelerce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun ilgililerin gerçek maddi zararlarının hesaplanabilmesi için gerçeğe en yakın ve güncel verilerin kullanılması esastır.
2577 sayılı Kanun’un 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266. maddesinde, “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.” kuralına yer verilmiştir.
Bilirkişiye başvurulmasındaki amacın, hukuka uygun karar verebilmek için gerekli verilere ulaşmak olduğu göz önünde tutulduğunda, bilirkişilerin uyuşmazlık konusunda özel ve teknik bilgiye sahip olan kişiler arasından seçilmesi gerektiği kuşkusuz olup, bilirkişi veya bilirkişilerce düzenlenen raporda, sorulara verilen cevapların şüpheye yer vermeyecek şekilde açık, rapor içeriğinin ise hükme esas alınabilecek nitelikte olması gerekmektedir.
Dava dilekçesinde müteveffanın vefat etmeden önce çoban olarak babasına yardım ettiği ve aylık gelirinin 1.800,00 TL olduğunun beyan edildiği, …Ağır Ceza Mahkemesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararında da müteveffanın çobanlık yaptığının belirtildiği, Güroymak İlçe Merkez Komutanlığınca tanzim edilen 03/03/2014 tarihli tutanakta ise; çobanların sezonluk olarak 6-7 aylık süreyle çalıştığı, 2012 yılı için bu süre içerisinde çobanların ortalama 15.000,00 TL gelir elde ettiği hususunun kayıt altına alındığı, bu kapsamda İdare Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, müteveffanın 2012 yıllık kazancının net 15.000,00 TL olduğu, aylık kazancının ise 1.250,00 TL’ye tekabül ettiği kabul edilerek maddi zararın 2012 yılı için bu miktar üzerinden, 2012 yılı sonrası için ise 1.250,00 TL / 673,30 TL= 1.8565 katsayı ile asgari ücretin net tutarının çarpımı sonucu hesaplandığı anlaşılmakla birlikte; her ne kadar 2012 yılı için müteveffanın çobanlık yapması nedeniyle 2012 yılına ilişkin destekten yoksun kalma tazminatının çobanlık geliri üzerinden hesaplanması gerekmekte ise de, 2012 yılı sonrası dönemlerde müteveffanın çobanlık mesleğini yapacağına dair dava dosyasında herhangi bir kanıt olmadığı, bu nedenle 2012 yılı sonrası dönemler için müteveffanın anne ve babasının uğradığı destekten yoksun kalma zararının asgari ücretin net tutarı üzerinden hesaplanarak ortaya konulması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu durumda, idarenin kusurlu eylemi sonucunda vefat ettiği anlaşılan …’in desteğinden yoksun kalan anne …ve baba …’in maddi zararının, 2012 yılı sonrası dönemler için asgari ücretin net tutarı üzerinden bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle hesaplanması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, mevcut bilirkişi raporu esas alınarak, maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin olarak verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2. Maddi tazminat istemi yönünden davanın kabulü ile manevi tazminat istemi yönünden davanın kısmen reddi, kısmen kabulü yolunda verilen …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kısmının ONANMASINA, maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesi, 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.