Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2013/9589 E. 2015/12386 K. 11.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/9589
KARAR NO : 2015/12386
KARAR TARİHİ : 11.06.2015

Tebliğname No : 4 – 2011/234414
MAHKEMESİ : Bursa 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 24/03/2011
NUMARASI : 2009/1208 Esas, 2011/272 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma

İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın kanıtlanan ve mahkemece kabul edilen eyleminin icrai nitelikte olduğu ve TCK’nın 257/1. maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu nazara alınmadan aynı Kanunun 257/2. maddesi ile uygulama yapılması,
TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bend halinde sayılan hususlar, aynı Kanunun 3/1. maddesindeki “Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.” şeklindeki yasal düzenlemeler, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar hep birlikte ve isabetli bir şekilde değerlendirilip, suç kastındaki yoğunluk, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı nazara alınarak, ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması gerektiği gözetilmeden; “suçun işleniş biçimi” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hüküm kurulurken temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi,
Bursa 10. İcra Müdürlüğünün 2005/3329 Esas sayılı dosyası getirtilerek, müştekinin uğradığı maddi zarar kanaat verici ve basit bir araştırma ile saptanıp, sanıktan tespit edilen bu zararı giderip gidermeyeceği sorulup, diğer koşulların da bulunması durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı ile ilgili bir karar verilmesi gerekirken belirtilen eksiklikler yerine getirilmeden ve denetime imkan verecek şekilde değerlendirme yapılmadan “zararın karşılanmadığı” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile CMK’nın 231. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Suçu TCK’nın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 11/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.