Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2020/4464 E. , 2021/4559 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/4464
Karar No : 2021/4559
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2010 ila 2012 dönemleri hesap ve işlemlerinin sahte belge düzenleme ve kullanma yönünden incelenmesi sonucu düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden 2011/3,5,6,7,10. ve 11. dönemleri için tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacı adına fatura düzenleyen Karaelmas Vergi Dairesi mükellefi ……hakkında tanzim olunan vergi tekniği raporunda, mükellefin 01/01/2010 tarihinden itibaren düzenlediği 15.000,00-TL üzerindeki faturaların sahte fatura olarak değerlendirilmesi gerektiği tespitine yer verildiği, davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu ekinde yer alan alış faturaları incelendiğinde ise davacının …’den aldığı faturaların 15.000,00 TL’nin altında olduğu anlaşılmış olup anılan mükellefin mal ve hizmet ifasında bulunmaksızın sahte fatura düzenlediği hususu somut bir şekilde ortaya konulamadığından; Uzunmehmet Vergi Dairesi mükellefi …hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda da, olumsuz tespitler bulunmakta ise de anılan mükellefin davacıya düzenlediği faturaların sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgeler olduğu somut olarak kanıtlanamadığından, vergi ziyaı cezalı tarhiyatın söz konusu mükelleflerden alınan faturalara isabet eden kısmında hukuka uygunluk görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı adına yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, temyiz isteminin kabulü ve Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemelerce, yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu kararın …’den alınan faturalardan kaynaklı cezalı tarhiyatın kaldırılmasına ilişkin kısmının Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 12/12/2019 tarih ve E:2016/10225, K:2019/6908 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, söz konusu hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, davalının temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin, temyiz konusu kararın …’dan alınan faturalardan kaynaklı cezalı tarhiyatın kaldırılmasına ilişkin temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacıya ilgili dönemde fatura düzenleyen Uzunmehmet Vergi Dairesi mükellefi … hakkında tanzim edilen …tarih ve …sayılı vergi tekniği raporunda yer verilen tespitler incelendiğinde; anılan mükellefin, küçük ve orta çaplı firmalar ile mükellef olmayan şahıslar ve apartmanlara hizmet verebilecek iş kapasitesinde olduğu, Ba-Bs formlarında uyumsuzluklar bulunduğu, 2009 hesap döneminde hasılatının yaklaşık olarak 161.838,39 TL, 2010 yılında da 34.152,00 TL tutarında iken kullandığı gider belgelerinin 2011 yılında 11.972.414,03 TL’ye yükseldiği, mükellefe bu durumun sebebi sorulduğunda, mesleğe yeni başladığında tecrübesiz olduğu, 2011 yılında ise yeni müşteriler bulduğu hatta buna dair reklamlarının ve fotoğraflarının internet ortamında yer aldığı şeklinde açıklamada bulunduğu, söz konusu fotoğrafların incelenmesinden, yıllık ortalama 12.000.000,00 TL olarak belirtilen cirosunu gerçekleştirecek kapasitesinin olmadığının görüldüğü, cirosunun araştırmalarda 122 kat artarak 2011 yılından itibaren 25.000.000,00 TL olmasına karşın anılan mükellef hakkında çok cüz’i vergilerin tahakkuk ettiği, söz konusu mükellefin, iki yıl gibi kısa bir sürede defter ve belgelerde görülen işlemleri gerçekleştirmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, öte yandan mükellefin 2011 ve 2012 yıllarında kullandığı gider belgelerinin %97’sinin sahte faturalardan oluştuğu, mal alış faturalarının çok önemli bir kısmının hakkında sahte fatura düzenleme nedeniyle vergi tekniği raporu bulunan mükelleflerden yapıldığı, bu mükelleflerin gerçek anlamda kömür alış-satış faaliyeti yapmayan, komisyon karşılığında sahte belge düzenleyen mükellefler olduğu, sözü edilen mükellefin küçük çapta kömür alım satım faaliyeti mevcut ise de asıl faaliyetinin 3000 civarı kaçak kömür ocağı bulunan Zonguldak’ta ruhsatsız kömür ocaklarından çıkarılan kaçak kömürlerin aklanmasına ilişkin olduğu dolayısıyla 01/01/2011 tarihinden sonra düzenlediği tüm belgelerin komisyon karşılığında düzenlenen sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge olduğu hususlarının tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen tespitlerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden, beyan ettiği cirosunu gerçekleştirecek iş yeri kapasitesine sahip olmayan işçisi emtiası bulunmayan, Ba-Bs kayıtlarında uyumsuzluklar görülen, karşıt incelemede alış bildirdiği firmaların çoğu hakkında vergi tekniği raporu bulunan, gider belgelerinin neredeyse tamamı sahte belgelerden oluşan, iş yeri kapasitesi değişmezken cirosu bir anda 122 kat artan söz konusu mükellef tarafından davacıya düzenlenen faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayandığı hususu da, davacı tarafından hukuken kabul edilebilir belgeler ile ispatlanmadığından yukarıda adı geçen kişi antetli faturaların sahte faturalar olduğu sonucuna ulaşılmış olup, davacı adına re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmadığından kararın buna ilişkin kısmında isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, …’den alınan faturalardan kaynaklı cezalı tarhiyatın kaldırılmasına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının, …’tan alınan faturalardan kaynaklı cezalı tarhiyatın kaldırılmasına ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 27/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.