YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/18608
KARAR NO : 2015/35099
KARAR TARİHİ : 08.10.2015
Tebliğname No : 4 – 2011/245150
MAHKEMESİ : Pertek Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 14/04/2011
NUMARASI : 2010/45 (E) ve 2011/17 (K)
SUÇ : Tehdit
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Temyiz dilekçesinin süresi içinde verilmediği anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca O Yer Cumhuriyet Savcısının tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
2-Sanık ve müdafii ile Üst Cumhuriyet Savcısının temyizine gelince,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Pertek Sulh Hukuk Mahkemesi Hakimi olarak görev yapan katılanın, olay günü Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/83 Esas sayılı dosyası için Ulupınar köyüne keşfe gittiği, keşif mahallinde bulunan sanığın keşfin icrası sırasında keşif düzenini ihlal etmesi üzerine katılan tarafından uyarıldığı, bunun üzerine sanığın katılana söylediği “konuşma hakkımı elimden alamazsınız, terör çıkarmamızı mı istiyorsunuz, terörle mi korkutalım sizi” biçimindeki sözlerinin, doğrudan terör örgütünün adının kullanılmayışı, sanığın terör örgütü ile doğrudan veya dolaylı biçimde bağlantısının bulunduğu imasında bulunmaması karşısında, TCK’nın 106/2-d maddesinde öngörülen var olan veya varsayılan suç örgütlerinin korkutucu etkisinden yararlanılarak tehdit suçunu oluşturmadığı, katılanın kendisinin veya yakınlarının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinden de bahsedilmemesi nedeniyle eyleminin TCK’nın 106/1-2. cümlesinde yer alan sair tehdit suçunu oluşturacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık H.. K.., müdafii ve Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.