Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2015/11482 E. 2015/22685 K. 01.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11482
KARAR NO : 2015/22685
KARAR TARİHİ : 01.12.2015

MAHKEMESİ : Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 24/12/2014
NUMARASI : 2013/617-2014/532

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davalı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Resmi birim fiyatları esas alınıp, yıpranma payı da düşülerek yapılara değer biçilmesi yöntem olarak doğrudur. Zemin yönünden hükme esas alınan bilirişi raporu karar vermeye elverişli değildir. Şöyleki;
Dava konusu taşınmaz ile raporu hükme esas alınan bilirkişi kurulunca emsal olarak kabul edilen taşınmazın, Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Taktir Komisyonunca belirlenen emlak verigisine esas m2 değerleri karşılaştırıldığında, dava konusu taşınmaz emsal taşınmazdan daha değerli olduğu halde, bilirkişi kurulunca emsalin dava konusu taşınmazdan daha değerli kabul edildiğinden, alınan rapor inandırıcı ve hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu nedenle, taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgeden, benzer yüzölçümlü ve yakın tarihli satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 01/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.