Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2013/25812 E. 2015/36547 K. 26.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/25812
KARAR NO : 2015/36547
KARAR TARİHİ : 26.10.2015

Tebliğname No : 4 – 2013/222049
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 29/04/2013
NUMARASI : 2012/20 (E) ve 2013/176 (K)
SUÇLAR : Tehdit, yaralama, mala zarar verme, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
A-Suça sürüklenen çocuk B.. A.. hakkında yaralama ile sanık M.. A.. hakkında yaralama ve mala zarar verme suçlarına ilişkin hükümlerin temyiz edilemez olmaları nedeniyle Yerel Mahkemece verilen temyiz isteğinin reddine ilişkin karara karşı yapılan itirazın, tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, Yerel Mahkemenin redde ilişkin kararının ONANMASINA,
B-Diğer hükümlere yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık K.. A.. hakkında yaralama ve sanık R.. A.. hakkında tehdit ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından kurulan düşme ve beraat hükümlerinde,
Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik katılanlar B.. A.. ve M.. A.. vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, tebliğnameye aykırı olarak TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-Suça sürüklenen çocuk B.. A..’a yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Suça sürüklenen çocuk hakkında tehdit suçunun yanında hakaret suçundan da mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken, hakaret suçunun tehdit suçunun bir unsuru olduğu düşünülerek mahkumiyet kararı verilmemiş ise de, karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Suça sürüklenen çocuk hakkındaki ödenmeyen adli para cezalarının, 5275 sayılı Kanunun 106/4. maddesi uyarınca hapse çevrilemeyeceği gözetilmeden, adli para cezasının ödenmeyen miktarının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk B.. A.. müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, “TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilen adli para cezasının taksitlerinden birini ödememesi durumunda kalan miktarın hapse çevrileceğine ilişkin kısmın hükümden çıkarılması” biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hüküm bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/l. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 26/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.