YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20564
KARAR NO : 2014/26206
KARAR TARİHİ : 30.09.2014
MAHKEMESİ : Ankara 1. İş Mahkemesi
TARİHİ : 08/05/2014
NUMARASI : 2014/405-2014/344
Hüküm süresi içinde davalı Dışişleri Bakanlığı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin haklı sebep olmadan işverence feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem, ihbar tazminatı ile ücret ve bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Bakanlık vekili, müvekkilinin ihale makamı konumunda olup, işçilik alacaklarından sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu alacak taleplerinin haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı şirket, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı Bakanlık vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, hükmün sonuç kısmında, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Somut olayda, mahkemece, davacının aylık ücret alacağı talebinin tamamının kabul edildiği açıklanmış olmakla birlikte, hüküm sonucunda, hüküm altına alınan toplam miktar belirtilmemiş, sadece dava dilekçesinde talep edilen miktar yazılmıştır. Bu husus, hükmün infazında tereddüte yol açacak nitelikte olup, 6100 sayılı Kanun’un 297. maddesine aykırıdır. Anılan sebeple, hüküm sonucunda, hüküm altına alınan toplam aylık ücret alacağı miktarı açıkça belirtilmelidir.
Diğer taraftan, davalı Bakanlığın sorumluluğunun, dava konusu aylık ücret alacağıyla sınırlı tutulmasına rağmen, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin tamamından diğer davalıyla birlikte sorumlu tutulması hatalı olmuştur. Davalı Bakanlığın sorumlu olduğu vekalet ücreti ve yargılama gideri miktarının belirlenmesinde, bakanlık aleyhine hükmedilen alacak miktarı nazara alınmalıdır.
Yukarıda yazılı sebeplerden, usul ve kanuna aykırı karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, 30.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.