YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10155
KARAR NO : 2015/13427
KARAR TARİHİ : 03.07.2015
Tebliğname No : 4 – 2011/258495
MAHKEMESİ : Dursunbey (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 09/05/2011
NUMARASI : 2011/93 Esas, 2011/99 Karar
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dursunbey İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde Şube Müdürü olarak görev yapan sanığın, D.. M..nin 11/09/2009 tarihli yazısı uyarınca bilirkişi olarak dinlenmek üzere duruşmada hazır bulundurulması istenen öğretmene gerekli tebligatı yaptığı, mahkemede hazır etme görevinin de bulunmadığı anlaşıldığından yüklenen suçtan beraati yerine yetersiz gerekçe ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın sabıkasının bulunmaması karşısında, duruşma tutanaklarına yansımış olumsuz bir hali bulunmadığı ve yüklenen suç nedeniyle meydana gelmiş maddi nitelikte bir zararın söz konusu olmadığı da gözetilerek, kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, CMK’nın 231/6. maddesindeki objektif ve subjektif koşullar irdelenmeksizin, “cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri ve duruşmada gösterdiği saygılı tutumu” lehine değerlendirilerek TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasına ve “sanığın kişiliği ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak” şeklinde gerekçeyle aynı Kanunun 50. maddesi uyarınca sanık hakkında hükmolunan hapis cezası para cezasına çevrilmesine karar verildiği halde, bu kez hangi somut veri ve olgulara dayanıldığı da gösterilmeden “işlediği suç nedeniyle pişmanlık duymadığı anlaşılan sanığın ileride tekrar suç işlemeyeceği yönünde kanaat hasıl olmadığından” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan, diğer uygulamalarla çelişen gerekçelerle CMK’nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Suçu 5237 sayılı TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlemesine rağmen, sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesi gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 03/07/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.