Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/1050 E. 2015/33097 K. 07.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1050
KARAR NO : 2015/33097
KARAR TARİHİ : 07.07.2015

Tebliğname No : 4 – 2013/390044
MAHKEMESİ : Tarsus(Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 05/06/2013
NUMARASI : 2008/144 (E) ve 2013/503 (K)
SUÇ : Terk

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın gayrimeşru ilişkisinden doğan bebeğini doğum sonrasında ücret karşılığında bakması için anlaştığı tanık F.. B..’a bırakması, sadece ilk ay mağduru kontrole giderek masraflarını karşılaması, ardından bir daha mağduru arayıp sormaması şeklinde
gerçekleşen olayda, TCK’nın 97/1. maddesinde düzenlenen suçun “kendi haline terk” unsurunun gerçekleşmediği, ancak sanığın bakım ve gözetime yönelik yükümlülüklerine aykırılık oluşturan bu davranışın TCK’nın 233. maddesinde düzenlenen aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğü ihlal suçunu oluşturduğu, ayrıca mağdur çocuk ile annesi olan sanık arasında menfaat çatışması bulunduğu gözetilerek yetkili mahkemeden 4721 sayılı TMK’nın 426. maddesine göre, çocuk mağdur için temsil kayyımı atanması veya CMK’nın 234/2. maddesi gereğince baro tarafından bir vekil görevlendirilmesi sağlanıp bu suretle mağdurun temsili ile şikayet ve davaya katılma haklarının kullanılmasına imkân tanınmadan eksik kovuşturma ve hatalı nitelendirme ile hüküm kurulması,
2-Sanığın suç tarihinden sonra 18.09.2007 tarihinde kesinleşen ilamının tekerrüre esas alınması,
Kanuna aykırı ve sanık B.. Ç..’ın temyiz nedenleri tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine
gönderilmesine, 07/07/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.