Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/22459 E. 2015/36765 K. 27.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/22459
KARAR NO : 2015/36765
KARAR TARİHİ : 27.10.2015

Tebliğname No : KD – 2011/185515

Yaralama suçlarından sanıklar İ.. D.. ve A.. D.. hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Tekirdağ 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 17.02.2011 gün ve 2009/740 esas, 2011/99 karar sayılı hükmün sanıklar tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 20.05.2015 gün ve 2013/15720 esas, 2015/29361 sayılı kararıyla;
“Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanıklara yükletilen yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanıklar İ.. D.. ve A.. D..’un ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye kısmen uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2- Sanık İ.. D..’a yükletilen tehdit eyleminden kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-Sanık İbrahim’in, diğer sanığın, mağdurlara yönelik yaralama suçunu işlediği sırada “…vur vur sen bunları öldür, ben sana hapiste bakacağım.” sözlerini sarfetmesi bir bütün halde diğer sanık Ahmet’in yaralama suçunu işleme kararını kuvvetlendirmek ve fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat etmek, mahiyetinde olduğu ve bunun da TCK’nın 39/2-a maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden tehdit suçundan hüküm kurulması,
b-Sanığın tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyetlerindeki eylemlerinin, suç olmaktan çıkarılmış olması karşısında, TCK’nın 58. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık İ.. D..’un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine” karar verilmiştir.
I- İTİRAZ NEDENLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/07/2015 gün ve 2011/185515 sayılı yazısı ile;
“Hükümlüler İ.. D.. ve A.. D.. hakkında Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 08/12/2009 gün, 2009/3429 Esas sayılı iddianamesiyle kamu davası açılmış, Tekirdağ 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 17/02/2011 gün, 2009/740 Esas 2011/99 Karar sayılı kararıyla hükümlü İ.. D.. hakkında tehdit ve basit yaralama suçlarından, hükümlü A.. D.. hakkında iki kez basit yaralama suçundan mahkumiyet hükmü kurularak hükmolunan cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezaların infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
Sanıklar temyizi üzerine Yüksek Dairenizin 20/05/2015 gün, 2013/15720 Esas 2015/29361 Karar sayılı ilamıyla hükümlüler İ.. D.. ve A.. D.. hakkında basit yaralama suçuyla ilgili hükümler onanmış, hükümlü İ.. D.. hakkında tehdit suçuyla ilgili hüküm diğer temyiz nedeniyle birlikte “Sanığın tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyetlerindeki eylemlerinin, suç olmaktan çıkarılmış olması karşısında, TCK’nın 58. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

Yüksek Dairenizin 20/05/2015 gün, 2013/15720 Esas 2015/29361 Karar sayılı ilamına karşı aşağıda belirtilen gerekçelerle hükümlüler lehine itiraz edilmesi düşünülmüştür.
Hükümlü İ.. D.. hakkında basit yaralama suçundan hükmedilen cezada tekerrüre esas alınan ilama ilişkin eylemin hükümden sonra 05/07/2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun 82, 83 ve geçici 2. maddeleri uyarınca suç olmaktan çıkarılmış olması karşısında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanamayacağı ve hükümlünün sabıka kaydında tekerrüre esas nitelikte başkaca ilamın bulunmadığı,
Hükümlü A.. D.. hakkında basit yaralama suçundan iki kez hükmedilen cezada tekerrüre esas alınan ilama ilişkin eylemin hükümden sonra 03/02/2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6273 sayılı Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla 5941 sayılı Çek Kanununda yapılan değişiklik uyarınca suç olmaktan çıkarılmış olması karşısında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanamayacağı, Tekirdağ 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 05/02/2009 gün ve 2008/175 Esas 2009/66 Karar sayılı ilamının 1412 sayılı CMUK’nın 305/son maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı ve hükümlünün sabıka kaydında tekerrüre esas nitelikte başkaca ilamın bulunmadığı,
Anlaşılmış olup, Yüksek Dairenizin 20/05/2015 gün, 2013/15720 Esas 2015/29361 Karar sayılı ilamında hükümlüler İ.. D.. ve A.. D.. hakkında Tekirdağ 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 17/02/2011 gün, 2009/740 Esas 2011/99 Karar sayılı kararında basit yaralama suçundan kurulan hükümlerin onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç ve istem: Yukarıda arz olunan nedenlerle;

1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜ,
2- Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 20/05/2015 gün, 2013/15720 Esas 2015/29361 Kararında yer alan hükümlüler İ.. D.. ve A.. D.. hakkında basit yaralama suçuna ilişkin hükümlerin KALDIRILMASI,
3- Tekirdağ 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 17/02/2011 gün, 2009/740 Esas 2011/99 Karar sayılı kararında hükümlüler İ.. D.. ve A.. D.. hakkında basit yaralama suçundan kurulan hükümlerin, tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyetlerindeki eylemlerinin, suç olmaktan çıkarılmış olması karşısında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmeden hüküm kurulması yasaya aykırı bulunduğundan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca bozulması,
Ancak, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca hükümlüler İ.. D.. ve A.. D.. hakkında Tekirdağ 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 17/02/2011 gün, 2009/740 Esas 2011/99 Karar sayılı kararında basit yaralama suçundan hükmedilen cezalarda hükümlüler hakkında verilen cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezaların infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına yönelik bölümlerin çıkarılmak suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASI,

4- İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, dosyanın itiraz hakkında bir karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİ,
İtirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
II- İTİRAZIN KAPSAMI
İtiraz, yaralama suçlarından sanıklar İ.. D.. ve A.. D.. hakkında verilen mahkumiyet kararlarının onanmasına dair, Dairemizin 20.05.2015 tarihli kararının (I) nolu paragrafına ilişkindir.
III- KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,
Dairemizce verilen 20.05.2015 gün ve 2013/15720 esas, 2015/29361 karar sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,
Tekirdağ 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nce verilen 17.02.2011 gün ve 2009/740 esas, 2011/99 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık A.. D..’a yükletilen yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Tekerüre esas alınan mahkumiyetin, karşılıksız çek keşide etmek suçuna ilişkin olduğu, hükümden sonra 31/01/2012 tarih ve 6273 sayılı Kanunla 5941 sayılı Çek Kanununda yapılan değişiklik sonucu, karşılıksız çek keşide etmek fiilinin cezasının idari yaptırıma dönüştüğü, bu nedenle tekerrüre esas olamayacağı, sanığın adli sicil kaydında, suç tarihi itibariyle tekerrüre esas olabilecek başka mahkumiyetinin de bulunmadığı gözetilmeden, TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık A.. D..’un temyiz itirazları bu itibarla yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası, tebliğnameye uygun olarak, hükmün “C-7. bendindeki TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına” dair kısmın, hükümden çıkarılması biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMASINA,
2-Sanık İ.. D.. hakkında yaralama suçundan verilen hükmün temyizine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına esas alınan önceki mahkumiyete konu TCK’nın 142/1-f maddesinde düzenlenen elektrik hırsızlığı suçunun, 6352 sayılı Kanunun 82. maddesi ile yürürlükten kaldırılması, 83. maddesi ile eylemin karşılıksız yararlanma suçuna dönüştürülerek
unsurlarının TCK’nın 163/3. maddesinde düzenlenmesi ve 6352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinde de, elektrik hırsızlığı suçundan kesinleşmiş cezaların zararın tazmini şartıyla bütün sonuçları ile ortadan kaldırılmasının öngörülmesi karşısında, öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı saptanarak, sonucuna göre sanığın diğer mahkumiyet kararlarının da incelenerek tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık İ.. D..’un temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden itiraz yazısına aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dairemizin 20.05.2015 gün ve 2013/15720 esas, 2015/29361 karar sayılı kararında yer alan ve itiraza konu edilmeyen, tehdit suçlarına ilişkin hükmün olduğu gibi bırakılmasına, 27/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.