YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/13219
KARAR NO : 2015/28382
KARAR TARİHİ : 06.05.2015
Tebliğname No : 4 – 2011/136332
MAHKEMESİ : Çerkezköy 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 02/12/2010
NUMARASI : 2009/864 (E) ve 2010/509 (K)
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanğa yükletilen şikayetçi F.. A..’a yönelik tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık M.. B..’nın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye kısmen uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2-Şikayetçi M.. A..’a yönelik tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir;
Ancak;
TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanabilmesi için, bir suç işleme kararıyla, değişik zamanlarda aynı kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi gerekli olup, 14/04/2008 tarihinde telefonla gönderilen mesaj içeriğinin tehdit ve hakaret içermediği; 13/04/2008 tarihli 7-8 dakika ara ile çekilen mesajlardaki tehdit ve hakaret eylemlerinin ise, araya belli bir zaman aralığı girmeksizin aynı eylemin devamı niteliğinde olduğu ve sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ve sanık M.. B..’nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.