Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/21383 E. 2015/34227 K. 28.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/21383
KARAR NO : 2015/34227
KARAR TARİHİ : 28.09.2015

Tebliğname No : 4 – 2011/83058
MAHKEMESİ : Akkuş Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 28/07/2010
NUMARASI : 2009/514 (E) ve 2010/105 (K)
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, yaralama, mala zarar verme

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanıklar E.. O.. ve N.. O.. hakkında katılan M.. Ç..’e karşı mala zarar verme suçundan açılan kamu davası hakkında zamanaşımı süresince karar verilebileceği belirlenerek dosya görüşüldü:
1-Sanık N. O. hakkında mala zarar verme suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı yalnızca itiraz yolu açık ve dolayısıyla yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, sanık N.. O..’nun tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,
2-Temyiz edilebilirlik koşulları yönünden yapılan incelemede;
Sanık E.. O.. hakkında hakaret suçundan verilen kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanık E.. O..’nun tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
3-Sanık E.. O.. hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyizinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen mala zarar verme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık E.. O..’nun ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
4-Sanıklar N.. O.. ve E.. O.. hakkında tehdit, sanık H.. Ç.. hakkında yaralama suçlarından kurulan hükümlerin temyizine gelince, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a-)Sanıklar N.. O.. ve E.. O..’nun katılanların içerisinde bulunduğu aracın arkasından ve akabinde evlerine doğru ateş etmeleri neticesinde atılı suçu işlediklerinin anlaşılması karşısında, her bir sanığın TCK’nın 106/2-a,c ve aynı Kanunun 43/2. maddesi uyarınca eylemin oluşu ve mağdur kişi sayısı gözetilerek her iki madde uygulamasında alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle bir kez cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, katılan sayısınca mahkumiyet hükmü kurularak fazla ceza tayini,
b-)Mağdur sanık N.. O.. hakkında Ünye Devlet Hastanesi’nce düzenlenen 07/10/2008 tarih ve 7664 sayılı kesin adli raporda, yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilebileceğinin belirtildiğinin anlaşılması karşısında, sanık H.. Ç..’in TCK’nın 86/2. maddesi uyarınca cezalandırılması ve sanığın kabulü halinde şikayetten vazgeçme nedeniyle TCK’nın 73/4, CMK’nın 223/8. madde ve fıkraları uyarınca, yaralama suçundan dolayı açılan kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında TCK’nın 86/1. maddesi gereğince hüküm kurulması,
c-)Sanıklar N. O. ve E.. O.. hakkında tehdit suçundan kurulan hükümde TCK’nın 53. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına karar verilirken, TCK’nın 53/3. maddesinin uygulanması sırasında hükümlünün sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından sınırlama getirilmesi yerine, altsoyu dışındakiler yönünden de “şartla salıverme tarihine kadar TCK2nın 53/1-c maddesindeki haklardan yoksun bırakılmalarına” karar verilerek, anılan maddenin (3) numaralı fıkrasına aykırılık oluşturulması,
Kanuna aykırı, sanıklar E.. O.., N.. O.. ve H.. Ç..’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, karşı temyiz olmadığından yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 28/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.