YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9718
KARAR NO : 2015/9860
KARAR TARİHİ : 05.10.2015
MAHKEMESİ : SOMA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/01/2015
NUMARASI : 2015/17-2015/17 D.İŞ
Soma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/01/2015 tarih ve 2015/17-2015/17 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, müvekkili ile borçlu M. K. Danışmanlık İnşaat Turizm Makina ve Hizmet İşleri San. ve Tic. A.Ş. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer borçluların bu sözleşmede müteselsil kefil olduklarını, kredilerin ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ve hesap kat ihtarnamesinin gönderildiğini, toplam borcun 68.403,17 TL olduğunu ileri sürerek borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
Mahkemece dosya üzerinden yapılan incelemeye göre; hesap kat ihtarnamesinin usulüne uygun olarak borçlulara tebliğ edildiğinin ispatlanamadığı, kredi sözleşmesinin vadesi gelmiş alacağın varlığına delil kabul edilemeyeceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ihtiyati haciz talep eden vekilinin müteselsil kefiller yönünden temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İİK’nın 258/I hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin “alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması” yeterlidir. Ancak buradan anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi olmayıp alacaklının, alacağın varlığı ile yasada belirtilen koşulların oluştuğu yönünde mahkemeye olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Buna göre, somut olayda ihtiyati hacze konu kredi borcuna ilişkin olarak asıl borçluya kat ihtarı çıkarıldığı ve tebliğinin şart olmadığı gözetilerek mahkemece İİK 257. madde hükümlerine göre değerlendirilme yapılması gerekirken yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın asıl borçlu yönünden ihtiyati haciz talep eden yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talep eden vekilinin müteselsil kefiller yönünden temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talep eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın asıl borçlu yönünden ihtiyati haciz talep eden yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.