Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/13492 E. 2015/10178 K. 08.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13492
KARAR NO : 2015/10178
KARAR TARİHİ : 08.10.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL(KAPATILAN) 47. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/12/2013
NUMARASI : 2013/271-2013/284

Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) 47. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/12/2013 tarih ve 2013/271-2013/284 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacılar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacılar, acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin Daieremizin bozma ilamı sonrasında 2006/286 Esasını alan dava dosyasında sigorta şirketinin Ege Bölge Müdürlüğü’nün istenen belgeleri ibraz etmediğini, gazete haberlerinden anlaşılacağı üzere ilgili dosyada bilirkişilik yapan mali müşavir M.E.’in rüşvet aldığını, bilirkişi heyetleri tarafından verilen raporların gerçeğe aykırı olduğunu, acentelik sözleşmesine aykırı olarak davacı sigorta şirketi tarafından mutabakat yapılmadığını, bazı belgelerin yeni delil olarak sunulduğunu ileri sürerek; yargılamanın iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, kanunda düzenlenen yargılamanın yenilenmesi şartlarının bulunmadığını savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; yargılamanın iadesi istenen dosyada rapor alınan bilirkişi hakkında gazetelerde çıkan ve gerçeğe aykırı bilirkişilik yapması sonucunda ticari davalarda rüşvet karşılığı bilirkişi raporları hazırladığı gerekçesi ile hakkında soruşturma olduğu iddiasına dayanılmış ise de, ilgili dosyada verdiği rapora yönelik bilirkişinin kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olmadığı, mahkeme kararında da bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmadığı, yeni delil olduğu bildirilerek sunulan belgelerin yargılama safhasında değerlendirildiği ve kararın kesinleştiği, tüm iade-i muhakeme taleplerinin HMK’nın 375 maddesinde sayılan yargılamanın iadesi şartları içinde yer almadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davacılar temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacıların tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davacıların bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 30,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacılardan alınmasına, 08/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.