YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/16269
KARAR NO : 2015/29484
KARAR TARİHİ : 12.10.2015
Tebliğname No : 11 – 2012/85125
MAHKEMESİ : Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 24/11/2011
NUMARASI : 2010/370 (E) ve 2011/435 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Belgede sahtecilik suçlarında suçun konusu belge olup korunan hukuki yarar kamu güvenidir ve suçun geniş anlamda mağduru toplumu oluşturan bireylerdir. Nitekim belgede sahtecilik suçlarına ilişkin TCK’nun 204-212. maddeleri Kanunun Kamu Güvenine Karşı Suçlar bölümünde yer almaktadır. Bununla birlikte belgede sahtecilik suçunun işlenmesiyle haksızlığa uğrayan gerçek ve tüzel kişilerin suçtan zarar görmeleri mümkündür. Belgede sahtecilik suçunun işlenmesi nedeniyle farklı kişilerin çıkarlarının zedelenmiş olması suçun bu öncelikli niteliğini değiştirmeyeceği gibi zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına da engel değildir. Bu açıklamalara göre sanığın A.. Ç..’a olan borcuna karşılık kimlik bilgilerini internet ortamından temin ettiği gerçek kişiler N..K.. ve M.. A..’ü borçlu göstererek iki adet sahte senet düzenleyip verdiği somut olayda; bir suç işleme kararının icrası kapsamında, iki farklı gerçek kişiye ait olan senedin aynı anda verilmesi eyleminin 5237 sayılı Yasanın 43/2. madde kapsamında kaldığı gözetilmeden sanığın iki kez resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılarak fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı,
2- Sanığın adli sicil kaydındaki ilamların “karşılıksız çek keşide etmek” suçuna ilişkin olduğu, karşılıksız çek keşide etmek suçunun hükümden sonra 31.01.2012 tarih ve 28193 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 03.02.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6273 sayılı Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun gereğince idari yaptırıma dönüşmesi nedeniyle kasıtlı suçtan sabıkasının bulunduğunun kabul edilemeyeceği gözetilerek sanık hakkında 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceği ile aynı Yasanın 58. maddesindeki tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.10.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.