Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/9860 E. 2015/9912 K. 05.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9860
KARAR NO : 2015/9912
KARAR TARİHİ : 05.10.2015

MAHKEMESİ : BURSA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/10/2014
NUMARASI : 2014/316-2014/434

Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01/10/2014 tarih ve 2014/316-2014/434 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacıların murisi A.Y. tarafından davacılar için yapılan Aile Sigortası Güvencesi kapsamında,davacı G.. K.. hesabına yatırılan 100.000,00 TL nin davalılar tarafından,davalı şirkete konu kredi ile ilgili olduğu iddia edilerek 22.04.2009 tarihinde 37.500 TL ve 64.000 TL nin hile ile kendi hesaplarına yatırılması nedeniyle fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydı ile 10.000 TL nin hesaptan ilk çekildiği tarih olan 22.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket ve R.. Y.. vekilleri,davacının talebi net olduğundan harcı ikmal etmesi ve davanın Ticaret mahkemesinde açılması gerektiğini, 1 ve 5 yıllık zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, 22.04.2009 tarihinde yapılan ödemelerin sermaye payı ödemeleri olduğunu, 09.12.2009 tarihinde ise davacı tarafından şirket adına ve hesabına yapılmış bir ödeme olmadığını,kaza nedeniyle davacı hesabına yatan paranın kendi tasarrufunda olduğunu ve parayı nasıl kullandığını bilmediklerini savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Diğer davalı tebligata rağmen duruşmalara katılmamış ve cevap vermemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve uyulan bozma ilamına göre muris A. Y.’ in 18.750,00 TL sermaye artırımından kaynaklanan borcu bulunduğunun tesbit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.