YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9170
KARAR NO : 2015/9977
KARAR TARİHİ : 06.10.2015
MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/06/2014
NUMARASI : 2014/308-2014/308 D. İŞ
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/06/2014 tarih ve 2014/308-2014/308 D. İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz edenler vekili, asıl borcun borçlusu dava dışı G.Bakliyat San. Tic. Şti. olduğunu, borcun ödendiğini, müvekkillerinin mal kaçırma eylemi olmadığını ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İhtiyati haciz isteyen vekili, itiraz eden kefiller O.. K.. ve A. K.nun kefil oldukları kredilerden kaynaklanan borçlarını ödemediklerini, müteselsil kefil olarak sorumluluklarının devam ettiğini savunarak, ihtiyati hacze itirazın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ihtiyati haciz kararının dayanağı olan sözleşmelerdeki kefaletin Borçlar Kanunu Hükümlerine aykırı olarak tanzim edildiği, Türk Borçlar Kanunun 583. maddesine göre kefalet sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmayacağı, kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlamda gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesinin şart olduğu, davaya konu kredi sözleşmesinde müteselsil kefillerin bu şartları taşımadığı, borcun likit olmadığı, alacağın yargılamayı gerektirdiği, aynı konu hakkında itirazın iptali davası açıldığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
1-Talep, ihtiyati haczin kaldırılması istemine ilişkin olup, mahkemece ihtiyati haciz kararının dayanağı olan sözleşmelerdeki kefaletin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümlerine aykırı olarak tanzim edildiği gerekçesiyle, itiraz eden borçlular hakkında ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Ancak, talep dayanağı genel kredi sözleşmesi 16.10.2006 tarihli, itiraz eden borçlu kefillerin imzaladığı limit arttırım sözleşmesi ise 29.08.2007 tarihli olup TBK’nın yürürlük tarihinden evvel akdedilmiş olmakla somut olaya TBK hükümlerinin uygulanması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Kabule göre de, ihtiyati hacze itiraz edilmeden önce dava açılmışsa; ihtiyati hacze itiraz, itirazın iptali davasının görüldüğü mahkemece değerlendirilir. Dosya içeriğinden borçlular tarafından ihtiyati hacze itiraz edilmeden önce aynı mahkemede itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece ihtiyati hacze itirazın asıl dava dosyası üzerinden değerlendirilmesi gerekirken, değişik iş dosyası üzerinden değerlendirme yapılması da doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, hükmün ihtiyati haciz isteyen alacaklı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.