YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7923
KARAR NO : 2015/10371
KARAR TARİHİ : 08.10.2015
MAHKEMESİ : Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/06/2014
NUMARASI : 2014/116-2014/297
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; müvekkiline konut sigorta poliçesiyle sigortalı daireye, davalıya ait dairenin borusunun patlaması nedeniyle su sızıntısı olduğunu, sızıntı sebebiyle sigortalı konutta hasar meydana geldiğini, hasar nedeniyle sigortalıya hasar ödemesi yapıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.800,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulü ile 7.800,00 TL’nin 08.11.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, konut sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
HUMK’nun 275. ve devamı (HMK’nın 266. ve devamı) maddeleri gereğince, çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınması gerektiği hükmüne yer verilmiştir. Konutlarda meydana gelen ve bariz bir şekilde belirlenebilir olmayan hasarların neden kaynaklandığı ve ne şekilde oluştuğu hususu teknik bilgi ve uzmanlığı gerektiren konulardandır.
Somut olayda, mahkemece hasarın neden kaynaklandığı hususunda herhangi bir bilirkişi raporu alınmamıştır. Her ne
kadar sigortalı konuta su sızdığı hususu tartışmasız olsa da, hasara neden olan su sızıntısının nereden kaynaklandığı belirli değildir. Zira binalarda dairelerin müstakil su tesisatlarının yanı sıra apartmanın ortak kullanım alanında olan kalorifer tesisatları, yangın söndürme amaçlı tesisatlar, atık su tesisatları gibi farklı su tesisatları bulunabilmektedir. Yine tesisatlar genelde bina zemininden geçtiğinden meydana gelen su kaçakları bazen farklı mecralardan geçerek farklı noktalarda dışarıya çıkabilmektedir.
Bu durumda mahkemece, hasara neden olan su sızmasının davalının dairesinden mi yoksa başka bir daire veya ortak kullanım alanından mı kaynaklandığı hususunda inşaat mühendisi bilirkişiden tarafların itiraz ve savunmalarını karşılayacak biçimde denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde hükmü temyiz eden davalıya geri verilmesine 08.10.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.