Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/3283 E. 2015/9892 K. 05.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3283
KARAR NO : 2015/9892
KARAR TARİHİ : 05.10.2015

MAHKEMESİ : KESKİN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/12/2014
NUMARASI : 2012/289-2014/441

Taraflar arasında görülen davada Keskin Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/12/2014 tarih ve 2012/289-2014/441 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirketin 24.950 kg arpa türündeki emtianın O. ilindeki alıcıya teslimi hususunda anlaştıklarını, nakliye şirketinin 25/07/2012 tarihinde .. plakalı aracı müvekkiline nakliye için gönderdiğini ve emtianın araca yüklendiğini, ancak teslimin gerçekleştirilmediğini, davalıya Keskin noterliğinin 15 Ağustos 2012 tarih 1107 yevmiye numarası ile ihtar çekilmesine rağmen bu güne kadar zararın karşılanmadığını, yapılan araştırmalar sonucu nakliyede kullanılan araç plakasının sahte olduğunu, bu hususta suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı nakliye şirketinin müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek, 14.970,00 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında bir taşıma sözleşmesi bulunmadığını, davacının iddia ettiği şekilde müvekkil şirket tarafından bir aracın davacı yana gönderilebilmesi için öncelikle karşılıklı olarak en azından fax, e-mail şeklinde bir yazışmanın bulunması gerektiğini, ayrıca tanık dinletilmesine muvafakatlerinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Her ne kadar davanın miktar itibari ile senetle ispatı şart ise de, davacı tarafından dosyaya sunulan yazılı delil başlangıcı niteliğindeki deliller nedeniyle tanık dinletme hakkının olduğu, bu haliyle davacının iddiasının delillerle doğrulandığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 14.970,00 TL maddi zararın olay tarihi olan 25/07/2010 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- 6102 sayılı TTK’nın 880/1 maddesi uyarınca, taşıyıcı eşyanın ziyanından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğu takdirde, bu tazminat eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. Hesaplama bakımından eşyanın değeri, 6102 sayılı TTK’nın 880/3. maddesine göre ise, piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre belirlenir. Ayrıca 6102 sayılı TTK’nın 882. maddesi de ödenecek tazminat miktarını sınırlamıştır. Ancak, belli bir değerin taşıma senedine geçirilmesi ve bunun taşıyıcı tarafından kabulü (6102 sayılı TTK’nın 888/2, 857. maddeleri) zararın taşıyıcının kasten veya pervasızca bir davranışından doğması (6102 sayılı TTK’nın 886. maddesi) durumunda taşıyıcının sınırlamadan yararlanamayacağı kabul edilmiştir. Bu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde, mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi kurulunca taşıma konusu arpa emtiasının kg başına serbest piyasa koşullarındaki değeri üzerinden zarar hesabı yapıldığı belirtilmiş ise de, dava konusu arpa emtiasının serbest piyasa değerinin hangi yerdeki verilere göre saptandığı Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde belirtilmemiştir. Bu durumda, yukarıda belirtilen hususlar gözönüne alınarak tazminata esas alınacak arpa emtiasının taşınmak üzere alındığı yer ve zamandaki fiyatı saptanarak, taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı olup olmadığı belirlenmek suretiyle zararın tespiti gerekirken; eksik inceleme sonucu yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek hüküm tesisi doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bu nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz istemlerinin reddine, (2) numaralı bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 05/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.