Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/3687 E. 2015/10089 K. 07.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3687
KARAR NO : 2015/10089
KARAR TARİHİ : 07.10.2015

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/11/2014
NUMARASI : 2013/322-2014/226

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.11.2014 tarih ve 2013/322-2014/226 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 11/12/1963 yılında kurulduğunu, kuruluşundan beri ticaret unvanının çekirdek unsuru “K.” ibaresini kullandığını, müvekkilinin K. ibaresini içeren ve bu ibareyi havi tescilli/başvuru halindeki seri markalarının olduğunu, ayrıca 99 021873 ve 2004/15189 sayılı markalarının tanınmış marka olarak kabul edildiğini, müvekkilinin “K.” ibaresini 09.02.1996 yılından geçerli olmak üzere alan adı olarak da tescil ettirdiğini, davalı tarafın 25.11.2008 tarihinde “S.+şekil”den ibaret markayı tescil edildiğini, davalının markasının müvekkilinin markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalının markasının müvekkilinin ticaret unvanının esas unsuru ile de iltibas yarattığını, tescilin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, davalı markasının hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı markasının davacıya ait tanınmış K. şekil markasına yönelik iltibas ve bağlantı kurulmasına neden olabilecek nitelikte olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava konusu markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi anlamında iltibas tehlikesine yol açacak derecede benzerlik bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 07.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.