YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/14475
KARAR NO : 2015/29649
KARAR TARİHİ : 14.10.2015
Tebliğname No : 11 – 2012/40021
MAHKEMESİ : Malatya 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 27/12/2011
NUMARASI : 2011/310 (E) ve 2011/586 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
Suç tarihinde askerlik hizmetini yapmakta olan sanığın, izinde bulunduğu sırada birliğine katılmamak amacı ile dört adet sahte doktor raporu düzenlemek sureti ile zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia olunan kamu davasında;
1- 24 Ekim 2008 ve 4 Kasım 2008 tarihli sahte raporların sanığın bağlı olduğu birliğe faks yolu ile gönderilmiş ve asıllarının ele geçirilememiş olması; 19 Kasım 2008 ve 19 Aralık 2008 tarihli sahte raporların ise sanığa 21 günden fazla istirahat verildiğine ilişkin
olmasına rağmen heyet raporu şeklinde değil, tek hekim imzalı olarak düzenlenmiş olması karşısında, asılları ele geçirilemeyen 24 Ekim 2008 ve 4 Kasım 2008 tarihli belgeler ile 02/06/2009 tarihli bilirkişi mütalaasına göre heyet raporu şeklinde olması gerekirken, tek hekim imzalı olarak düzenlenen 19 Kasım 2008 ve 19 Aralık 2008 tarihli belgelerin ne suretle hukuki sonuç doğurmaya elverişli ve aldatıcılık özelliğine sahip oldukları karar yerinde tartışılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kabule göre de;
a- 24 Ekim 2008 ve 4 Kasım 2008 tarihli sahte raporların, sanığın bağlı olduğu birliğe faks yolu ile gönderilmiş ve asıllarının ele geçirilememiş olması karşısında, iğfal kabiliyetini haiz olmadığının kabulü halinde; 19 Kasım 2008 ve 19 Aralık 2008 tarihli sahte
raporların aynı anda kullanıldığı ve farklı tarihlerde düzenlendiğine dair delil elde edilemediği cihetle, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08/06/2010 tarihli ve 2010/11-98, 143 sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK’nun 43/1. maddesinde düzenlenen, “değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” ifadesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için, bir kişiye karşı aynı suçların mutlaka değişik zamanlarda işlenmesi gerekli olup, aynı anda kullanılan ve farklı tarihlerde düzenlendiğine dair de delil bulunmayan belgelerle ilgili zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, sanığın eyleminin kül halinde 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesinde düzenlenen tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, resmi belgede sahtecilik suçunun zincirleme olarak işlendiğinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
b-Dosya içerisinde bulunan suça konu belgeler hakkında bir karar verilmemesi,
c-5237 Sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
d-19 Aralık 2008 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında yanlış yazılması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14/10/2015 gününde
oybirliğiyle karar verildi.