Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2015/2362 E. 2015/8483 K. 06.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2362
KARAR NO : 2015/8483
KARAR TARİHİ : 06.10.2015

MAHKEMESİ : Demirci Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 27/02/2014
NUMARASI : 2013/61-2014/39

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.02.2013 gününde verilen dilekçe ile mirasın reddinin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.02.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 617. maddesi gereğince mirası reddin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı H.. E.. temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Borcunu ödemeyen, güvence vermeyen ve malvarlığı kendi borcunu ödemeye yetmeyen, alacaklılarına zarar vermek kastıyla mirası reddeden mirasçının alacaklıları veya iflas masası ret tarihinden itibaren 6 ay içinde reddin iptali davası açabilir. Reddin iptali davasının açılabilmesi için, mirasçının kendisi hakkında ödemeden aciz belgesi alınmasına gerek bulunmayıp, ödememe tehlikesi yeterlidir.
Reddin iptaline karar verilirse, miras resmen tasfiye edilir. Bir ya da birkaç mirasçının reddinin iptaline karar verilirse ilgili mirasçıların miras payları resmen tasfiyesiyle diğer mirasçıların hakları korunur.
Somut olayda, davalı Hatice murisinden intikal eden mirası 31.12.2012 günü açtığı Demirci Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/441 E. Sayılı Kararı ile reddetmiştir. Davacının, mirasçı Hatice hakkında Demirci İcra Müdürlüğünde icra takibinde bulunduğu icra dosyasından anlaşılmaktadır. İcra dosyasından ve mahkemece yapılan sosyal ekonomik durum araştırmasından davalı adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz malvarlığının bulunmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca, davalı mirasın reddi sırasında veya sonrasında borçları ödemek için bir güvence de sunmamıştır. Dolayısıyla, davalının malvarlığının borcunu karşılamaya yetmediği sabit olduğundan, davalının iyiniyetli olduğundan sözedilemez. Bu nedenle mirasın reddinin iptali yerindedir.
Ancak, TMK’nın 617/2 maddesi uyarınca, davalı Hatice’nin miras payının resmen tasfiyesine karar verilmesi gerekirken, bu hususta karar verilmemesi ayrıca mirasın hükmen reddi davaları “tespit davası” niteliğinde olup, maktu harç ve maktu vekalet ücreti alınması gerekirken nispi olarak tahsili doğru görülmemiş, bu nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 06.10.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.