YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9412
KARAR NO : 2015/9926
KARAR TARİHİ : 05.10.2015
MAHKEMESİ : KONYA(KAPATILAN) 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/06/2014
NUMARASI : 2012/436-2014/176
Taraflar arasında görülen davada Konya(Kapatılan) 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/06/2014 tarih ve 2012/436-2014/176 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı hakkında Konya 6. İcra Müdürlüğü’nün 2010/10450 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığını, davalının takibe konu çekte son ciranta olduğunu, davalı dışında çekin keşidecisi, lehdarı ve cirantaların sahte olduğunu, takibin hiçbir itiraz olmadan kesinleştiğini, davalının malvarlığında haciz işlemi yapıldığını ve tahsil aşamasına geçildiğini ancak altı ay içinde icra dosyasında işlem yapılmadığından davalı vekilinin işlem zamanaşımı nedeniyle itirazda bulunması üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek icra takibine konu 55.769,00 TL alacağın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı şirketten 2005 yılında granit mermer satın aldığını ve ödemeyi sahte olduğunu bilmediği takibe konu çek ile yaptığını, çekin sahte olduğunu öğrendiği zaman ise mermerleri iade ettiğini, davacı şirketin de mermerleri iade aldığını taraflar arasında akdi bir ilişki olmadığını, zamanaşımına uğramış bir çekle ilgili davacının takip yapmaya çalıştığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının açıklatılan beyanına göre çeke dayalı olarak alacak davası açtığı, temel ilişkiye dayanmadığı, çekin zamanaşımına uğradığı, zamanaşımına uğramış çeke dayalı bir talepte bulunabilmesi için davacı şirketin çekin ciro silsilesinde lehtar, ciranta veya hamil olarak bir sıfatının bulunması gerektiği, ancak davalı cirosundan sonraki cironun “İ. S.” adına olduğu, bu kişi, imza sirkülerine göre davacı şirketin yetkili temsilcisi ise de şirket ortağı ve yetkili temsilcisi İ.S. ile davacı Ö. İnş. Mad. Mak. San. Tic. A.Ş.’nin ayrı tüzel kişilikler olduğu, talebin çekte sıfatı bulunan kişi adına yapılması gerekirken şirket adına dava açıldığı, davacının aktif dava ehliyeti olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.