YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/402
KARAR NO : 2015/9300
KARAR TARİHİ : 14.10.2015
MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler de gözetilip dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olaydan sonra mağdure hakkında düzenlenen Devlet Hastanesi Sağlık Kurulunun 14.10.2005 tarihli ve Sivas Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 08.03.2006 günlü raporlarında ruh sağlığının bozulduğunun belirtilmesine karşılık Adli Tıp Kurumu Kanununun 7. ve 23. maddeleri gereği usulüne uygun teşekkül etmeyen Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 28.04.2006 tarihli raporunda ise ruh sağlığının bozulmadığının bildirilmesi karşısında anılan raporlar arasında çelişki bulunduğu anlaşılmakta ise de;
Mağdurenin ruh sağlığının bozulduğu kabul edilse bile cebir, tehdit veya hile gibi iradeyi etkileyen herhangi bir hal olmaksızın, sanığın, mağdurenin rızası ile cinsel ilişkide bulunduğu eyleminden dolayı kastettiğinden daha farklı ve ağır bir neticenin meydana geldiği, TCK’nın 23. maddesi uyarınca gerçekleşen fakat kastetmediği bu neticeden sorumlu tutulabilmesi için en azından taksirle hareket
etmiş olması gerektiği, somut olayda sanığın dosyaya yansıyan sosyal ve kültürel durumu, eğitim düzeyi, mesleki tecrübesi, kişisel özellikleri, tarafların yaşları ve olayın gerçekleşme biçimi nazara alındığında ağır netice olarak ortaya çıkan mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın sanık tarafından öngörülemeyeceği ve taksirle dahi hareket etmesinin söz konusu olamayacağı gözetilerek, sanık hakkında TCK’nın 103/6. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafii ve katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,14.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.