Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2015/4289 E. 2015/8880 K. 05.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/4289
KARAR NO : 2015/8880
KARAR TARİHİ : 05.10.2015

MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık …’ın aşamalarda değişmeyen ve özde tutarlı savunmaları, sanık …in 24.04.2013 tarihinde Cumhuriyet Savcılığında ve sorguda alınan ifadelerinde mağdureyi görüp akıl hastası olduğunu anlayan diğer sanık ….ın kendisine “işini gör çık git” dediğini söylemesi, her iki sanığın da zorla anal ve vajinal yoldan kendisiyle ilişkiye girdiğini söyleyen mağdure hakkında Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 26.02.2014 tarihli raporda “beyanlarına ana hatları ve kuvvetli delillerle desteklendiği takdirde itibar edilebileceğinin” açıkça belirtilmiş olması, 18.06.2013 tarihli ekspertiz raporunda olay günü mağdurenin üzerinde bulunan kazak ve pijamada bulunan meni
örnekleri ile mağdurenin perianal bölgesinden alınan sürüntü örneğinin sanık…. ait olduğunun bildirilmesi, olay yerinden elde edilen diğer deliller üzerinde yapılan incelemede ise diğer sanık …’ a dair herhangi bir biyolojik bulgu elde edilememesi ve tüm dosya içeriğinden, olay günü sanık…’in diğer sanık …’ın evine hileyle getirdiği mağdureyle zorla cinsel ilişkiye girdikten sonra hep birlikte evden ayrıldıklarının ve mağdureyi tramvaya bindirerek olay yerinden uzaklaştırdıklarının, bu haliyle sanık …’ın yer temin etmek suretiyle diğer sanık …’in eylemlerine 5237 sayılı TCK’nın 39. maddesi kapsamında yardım eden sıfatıyla iştirak ettiğinin anlaşılması karşısında, sanık Hasan’ın yazılı şekilde cezalandırılması neticesinde fazla ceza tayini,
Sanık …’in telefoncuya götüreceğini söylemek suretiyle kandırdığı mağdureyi diğer sanık ..’ın evine götürüp nitelikli cinsel saldırıda bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanık …’in 5237 sayılı TCK’nın 109/2, 109/3.f, 109/5. maddeleri; sanık…’ın ise 5237 sayılı TCK’nın 39. maddesi delaletiyle TCK’nın 109/2, 109/3.f, 109/5. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları yerine yazılı şekilde karar verilmesi,
Uygulamaya göre de;
TCK’nın 102/2 ve 102/3-a maddeleri uyarınca verilen ceza on yılı geçse dahi suçun sonucunda ruh sağlığının bozulmasından dolayı neticenin ağırlığına göre tayin edilen cezanın aynı Kanunun 49/1 ve 102/5. maddeleri gereğince yirmi yıla kadar arttırılmasının mümkün olduğu nazara alınarak, sanıklar haklarında nitelikli cinsel saldırı suçundan hüküm kurulurken hakkaniyet gereği cezadan bir miktar daha arttırım yapılması gerektiği gözetilmeden, TCK’nın 102/5. maddesinin uygulama dışı bırakılması,
Kanuna aykırı, sanık …. ve sanıklar müdafileri ile katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.