YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8747
KARAR NO : 2015/9849
KARAR TARİHİ : 05.10.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/05/2015
NUMARASI : 2015/481-2015/495 D.İŞ
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.05.2015 tarih ve 2015/481-2015/495 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz eden borçlular vekili; ihtiyati haciz talep eden alacaklı bankanın talebi uyarınca mahkemece 26.03.2015 tarihli karar ile müvekkilleri aleyhine ihtiyati haciz kararı verildiğini, müvekkillerinin yerleşim yeri ve alacaklı banka şubesinin bulunduğu yer itibariyle İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri’nin ihtiyati haciz kararı vermeye yetkili olduğunu, ihtiyati haciz isteyen alacaklı tarafından daha öncesinde İstanbul 29. İcra Müdürlüğü’nün 2014/28792 Esas sayılı takip dosyasında ilamsız icra takibi yapıldığını, yapılan bu takibin yetkiye, borca ve fer’ilerine itiraz edilmesi nedeniyle durduğunu, ihtiyati haciz isteyen vekilinin kötü niyetle bu dosyadan bahsetmeyip mahkemeyi yanılttığını, müvekkilleri aleyhine ihtiyati haciz koşullarının bulunmadığını ileri sürerek müvekkilleri aleyhine verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili, müvekkilince gerçek kişi borçluların müşterek ve müteselsil kefaletiyle T. U.Taş. Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti. yararına genel kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, ödenmeyen kredi borcu nedeniyle hesabın kat edilerek borçlulara ödemede bulunmaları için ihtar gönderildiğini, borcun rehinle teminat altına alınmadığı gibi muaccel olduğunu, ihtiyati haciz öncesinde yapılan icra takibinin itiraz üzerine durmasının ihtiyati haczin kesin hacze dönüşmesine engel teşkil ettiğini savunarak talebin reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; kredi sözleşmesinin yapıldığı yer, ifa yeri ve davalıların yerleşim yeri itibariyle ihtiyati haciz kararı verilmesi hususunda İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri’nin yetkili olduğu gerekçesiyle itirazın kabulüyle mahkemece daha öncesinde verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekilinin tüm, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Talep, ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemine ilişkin olup mahkemece duruşma yapılmak suretiyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Ancak, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekilinin itirazı doğrultusunda ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verildiği halde ihtiyati hacze itiraz eden borçlular yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemişse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün vekalet ücretine ilişkin bölümünün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekilinin tüm, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasına 4. bent olarak “Karar tarihinde yürürlükte bulunan bulunan AAÜT’nin ikinci kısım birinci bölümüne göre takdir olunan 400,00 TL maktu vekalet ücretinin ihtiyati haciz isteyen alacaklıdan alınarak ihtiyati hacze itiraz eden borçlulara verilmesine” bendinin eklenerek kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcı alacaklıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden borçlulara iadesine, 05.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.