YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8832
KARAR NO : 2015/22372
KARAR TARİHİ : 26.11.2015
MAHKEMESİ : Körfez 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/12/2014
NUMARASI : 2012/357-2014/552
Taraflar arasındaki dava ve birleştirilen dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava ve birleştirilen dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Birleştirilen davada, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde, taşınmaz malın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Asıl dava dilekçesinde hernekadar taşınmaz bedelinin tespiti ve tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tescili talep edilmiş ise de, bu istemin; davanın niteliği itibariyle irtifak hakkı bedelinin tesbiti istemini içerdiğinin kabulü gerektiği gibi; kamu yararı kararının irtifak hakkı tesis edilmesine ilişkin olduğu ve ilk celsede davacı idare vekilince bu durumun açıklandığı anlaşılmıştır.
Bu durumda asıl davanın da irtifak hakkı tesisi istemli açıldığı dikkate alınarak davanın kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenle HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 26/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.