YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4979
KARAR NO : 2015/7178
KARAR TARİHİ : 15.09.2015
MAHKEMESİ : . Sulh Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. … ve davacı vekili Av. … geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira farkı alacağı, erken tahliye nedeniyle makul süre kira alacağı ve hor kullanma tazminatı istemine ilişkindir .Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm, davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin makul süre tazminatı ve hor kullanma tazminatı istemine gelince:
Taraflar arasında düzenlenen ve hükme esas alınan 01.03.2010 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli 4 adet tavuk kümesine ait kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede kiralananın tavuk yetiştiriciliği için kullanılacağı ve bakımları yapılmış ve faal bir şekilde olduğu belirtilmiştir. Sözleşmenin 8. maddesinde “Kiracı, kiralananı boşaltmak istediği taktirde en az bir ay evvelinden mal sahibine ulaşacak şekilde bildirmek zorundadır” hükmüne yer verilmiştir. Davalı 8.3.2012 tarihinde keşide ettiği ihtarla sözleşmenin 8. maddesine göre sözleşmeyi feshettiklerini, sözleşmede süre kaydına uygun olarak tahliye edeceklerini ve anahtar teslimi için şirkete başvurmalarını ihtar etmiş, ihtar davacı kiraya verene 15.03.2012 tarihinde tebliğ edilmiştir. Kiralananın tahliye edilip anahtar teslimine ilişkin yazılı bir belge ibraz edilmemiş ise de davacı vekili dava dilekçesinde, kiracının kiralananı Nisan 2012 tarihinde tahliye ettiğini belirtmiş davalıda bu tarihe karşı çıkmamıştır. Öte yandan davacı vekili kira farkı alacağını 01.03.2011-01.04.2012 tarihleri arasındaki dönem için talep etmiştir. Bu tarihe göre 01.04.2012 tarihinin tahliye tarihi olarak kabul edilmesi gerekir. Mahkemenin kabulu de bu yöndedir.Erken tahliye halinde kural olarak TBK. 325. maddesine göre kiracı anahtar teslim tarihine kadar kira bedelinden anahtar teslim tarihinden itibaren ise kiralananın aynı şartlarda kiraya verileceği makul süre kira bedeli ile sorumludur. Bununla birlikte TBK.112 (Borçlar Kanunun 96. ) göndermesi ile aynı kanunun TBK. 52 (BK. 44) maddesi uyarınca, davacı kiralayanın bu yerin yeniden kiralanması konusunda gayret göstermesi, böylece zararın artmasını önlemesi için kendisine düşen ödevi yapmak durumundadır. Bu durumda davacının zararı, tahliye tarihinden kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibarettir. Ne var ki bu süre sözleşmenin özel şartlar 8. maddesinde ” Kiracı, kiralananı boşaltmak istediği taktirde en az bir ay evvelinden mal sahibine ulaşacak şekilde bildirmek zorundadır ” düzenlemesiyle bir ay olarak belirlenmiştir. Bu durumda bir aylık makul süre kirasına hükmetmek gerekirken makul süre değerlendirilmesinde hataya düşülerek bilirkişilerce belirlenen 5 aylık makul süreye hükmedilmesi ve hatalı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Öte yandan davacı kiralananda … 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/22 D işler sayılı dosyasında bilirkişi marifetiyle tesbit yaptırmış ve hor kullanma kalemleri ve eski hale getirme bedeli tesbit edilmiştir. Bilirkişi raporunun 03.09.2012 tarihinde davalı kiracıya tebliğ edilmesi üzerine bu rapora 6.9.2012 tarihinde itiraz edilmiştir 6098 sayılı T.B.K.nun 316. (B.K.nun 256) maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı tam bir özenle kullanmak ve aynı kanunun 334. (B.K.nun 266) maddesi gereğince sözleşme sonunda aldığı hali ile kiralayana teslim etmekle yükümlüdür. Ancak kiracı sözleşmeye uygun olağan kullanma dolayısıyla oluşan eskime ve bozulmalardan sorumlu olmayıp münhasıran kötü kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasardan sorumludur. Davalının kiralananı kullandığı süre ve kullanma amacı gözetildiğinde olağan kullanımdan kaynaklanan yıpranma ve eskimelerin olacağı kuşkusuzdur. O halde mahkemece alınacak bilirkişi raporu ile hor kullanım ve olağan kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasar ayrımı yapıldıktan sonra kullanım süresi ile orantılı olarak yıpranma payının hesap edilip alacaktan düşülmesi gerekir. Mahkemece konusunda uzman bilirkişi marifetiyle demirbaş listesine konu malzemelerin mahallinde keşif yapılarak yukarda açıklanan esaslar çerçevesinde denetime elverişli rapor alınması ve gerçek zararın belirtilen şekilde tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarda 2 ve 3 nolu bentte yazılı nedenle makul süreye ve hor kullanma tazminatına ilişkin kısmının BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.